Page 56 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 56

2. ÜNİTE



                Anadolu Selçuklularında dinî müzik eğitimi, medrese-
             lerde hafız ve kurra (Kur’an okuyucusu) yetiştirilerek yapıl-
             mıştır. Bu dönemde dinî müzikler; medrese ve camilerde
             sadece insan sesiyle tekkelerde ise çalgı, dans ve insan se-
             siyle icra edilmiştir. Anadolu Selçuklularında tekke müziği
             cami müziğinden daha hızlı bir gelişim ve değişim göster-
             miştir. Tekke müziğinin en önemli temsilcileri olan Mevlana
             (1207-1273) ve oğlu Sultan Veled (1227-1312) bu dönemde
             yaşamıştır. Daha çok sanat müziği anlayışının hâkim olduğu
             Mevlevi tekkelerinde insan sesinin yanında ney, rebap, ku-
             düm vb. çalgılar da kullanılmaya başlanmıştır.
                Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen Türk boy ve oymakla-
             rı, müzik kültürlerini de beraberinde getirmiştir. Bu müzik
             kültürü, Anadolu’da kendine özgü bir bütünlük içinde sanat
             müziği ve halk müziği olmak üzere iki türe ayrılmış ve  geli-
             şimine bu şekilde devam etmiştir (Görsel 2.18).
                Selçuklu saraylarında bulunan fasıl müzisyenleri; tahta
             çıkış ve zafer törenlerinde, konuk hükümdar ve elçi kabulle-  Görsel 2.17: Hariri’nin “Makamat” adlı eserinden Mekke’ye
             rinde, bayram ve düğün şenliklerinde, günlük eğlencelerde   giden hacı kervanında boru ve kösün çalınması
             müzik yapmıştır. Sanat müziği türü içinde çalgısal ve icrasal anlamda farklılıkları bulunan kaba saz ve ince sazla
             kentsel eğlence müziği dalları oluşmuştur.


                 BİLGİ NOTU
                 •  Kaba saz açık havada, ince saz ise kapalı mekânlarda kullanılan çalgıların genel adıdır.



                Anadolu Selçuklularında kentlerin dışında, köylerde ve özellikle obalarda yaşayan, ozan denilen halk şairle-
             ri kopuz eşliğinde kahramanlık vb. konuları içeren müzikler icra etmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti’nden sonra
             kurulan beylikler döneminde, özellikle halk müziği türünde önemli bir değişim ve gelişim yaşanmıştır. Örneğin
             Orta Asya’dan gelen kopuz çalgısı iki telli Anadolu sazına dönüşmüş, kopuzcu ozanların yerini ise saz çalan âşıklar
             almaya başlamıştır. Halk müziği türündeki tekke müziğinin en önemli temsilcileri olan Taptuk Emre (13. yüzyıl),
             Yunus Emre (1240-1320) ve Şeyyad Hamza (13. yüzyıl) bu dönemde yaşamıştır. Daha çok halk müziği anlayışının
             hâkim olduğu Bektaşi tekkelerinde ise insan sesinin yanında şeşta, bağlama, çeng ve tef çalgıları da kullanılmaya
             başlamıştır.

                Dinî müzik örneği

                           SELÇUKLU TÜRKÇESİ                              TÜRKİYE TÜRKÇESİ
                  Ömrüm ahır bolganda ne kılây min Huda’ya         Ömrüm sona erende ne yaparım Allah’ım
                   Can alğucı kilgende ne kılğay min Huda’ya        Can alıcı gelende ne yaparım Allah’ım
                                                                                   (Yesevi Divanı, s.300)

                Eğlence Şarkısı

                           SELÇUKLU TÜRKÇESİ                              TÜRKİYE TÜRKÇESİ
                            Biring manga sözkiye                         Bana bir kelimecik söyle
                           Mengling kara tuzkıya                          Ey benli esmer güzeli
                            Yelvin tutar közkiye                      Büyüleyip tutsak eder gözlerin
                          Mungum mening bilinge                       Ah çektiğim dertleri bir bilsen
                                                                                     (Tekin, 1989, s.88)





           54  TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER
   51   52   53   54   55   56   57   58   59   60   61