Page 55 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 55
2. ÜNİTE
Derin Türk kültür tarihinden beslenen halk müziği
geleneği, etkinliğini bu dönemde de sürdürmüş kent
dışı ve göçebe topluluklarda icra edilip gelişmiştir. Hal-
kın bu kesimi, kopuz çalan ozanlarla atalarından gelen
çalıp söyleme geleneğini sürdürmüştür. Askerî ve dinî
müziğin yapıldığı ortamlar olan tabılhane ve tekkeler,
Türk sanat müziği ve halk müziğinin kaynaştığı yerler
olmuştur. Türk müziği, Büyük Selçukluların egemenliği
ve büyük Türk göçüyle İslam dünyasının tamamına mü-
zikal bir canlılık, çeşitlilik ve zenginlik getirmiştir.
Büyük Selçuklu Devleti sultanları saltanat göster-
gesi olarak nevbeti kullanmışlardır (Görsel 2.12). Nev-
bet müziğinde kös, davul (tabl) (Görsel 2.13), nakkare
(kase), zil (zeng), zurna, boru, kerrenay (Görsel 2.14),
nefir, musikar (Görsel 2.15) çalgıları kullanılmıştır.
Görsel 2.12: Nevbet
Görsel 2.13: 13. yüzyıl Selçuklularından kalma davul Görsel 2.14: Kerrenay
Görsel 2.15: Musikar
Büyük Selçuklularda olduğu gibi Anadolu Selçuk-
luları Döneminde de müzik yapan askerî topluluklar
kurulmuştur (Görsel 2.16). Selçuklu Devleti’nin resmî
törenlerini zurna, davul, boru, kös ve zil çalgılarını kul-
lanan, nevbet adı verilen topluluklar yapmıştır. Türkler
için özgürlüğü temsil eden önemli bir müzik olan nev-
betin icra ortamları; Selçuklu sultanlarının, beylerinin
saray kapılarının önü ve açık havada yapılan devlet tö- Görsel 2.16: Hariri’nin “Makamat” adlı eserindeki 14. yüzyıl Sel-
renleridir. çuklu Dönemi ordusunun müzik çalgıları olan boru, nakkare ve kös
TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER 53

