Page 137 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 137

9. ÜNİTE



               Osmanlı zamanında açılan Dârülelhan da Cumhuriyet ile birlikte değişime uğrayan kurumlar arasında yer almıştı r.
            Dârülelhan, 1926 yılında “İstanbul Belediye Konservatuvarı” adıyla (Görsel 9.6) Batı  müziği eğiti mi veren bir okula dönüş-
            müştür. 1986 yılında İstanbul Üniversitesine bağlanarak “İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı” adını (Görsel 9.7)
            alan kurum, eğiti m öğreti m faaliyetlerini hâlen sürdürmektedir.



















            Görsel 9.6: Dârülbedây�den İstanbul Şeh�r Konservatuvarına  Görsel 9.7: İstanbul Ün�vers�tes� Devlet Konservatuvarı esk� b�nası


                Cumhuriyet Dönemi’nde Yeni Açılan Kurumlar
               Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte açılan yeni kurumlar, millî
            kültürün devamlılık kazanması ve evrensel boyuta ulaşması
            açısından önemli görevler üstlenmişti r. Atatürk’ün önderli-
            ğinde açılan bu kurumlarda sanatçı ve eğiti mci yeti şti rmek
            hedefl enmişti r. Aynı dönemde sınavla belirlenen öğrenci-
            ler eğiti m almak için yurt dışına gönderilmiş, bu öğrenci-
            lerin  evrensel  müziği  öğrenmesi  ve  ülkelerine  döndükle-
            rinde  müzik  kurumlarında  eğiti m  vermesi  amaçlanmıştı r.

               Cumhuriyet Dönemi’nde açılan Musiki Muallim Mekte-
            bi (Görsel 9.8), Ankara’da 1 Eylül 1924 tarihinde altı  öğren-
            cisiyle müzik eğiti mine başlamıştı r. Dört yıllık eğiti m süreci
            olan kurumun asıl amacı, Batı  müziği eğiti mi verecek mü-
            zik  öğretmenleri  yeti şti rmek  olarak  belirlenmişti r.  Ayrıca
            Riyaseti   Cumhur  Heyeti nde  görev  yapacak  müzisyenleri
            yeti şti rmek  de  kurumun  amaçları  arasında  yer  almıştı r.  Görsel 9.8: Mus�k� Muall�m Mekteb�nde arp çalan öğrenc�
               Millî Musiki ve Temsil Akademisi Teşkilat Kanunu’nun 1934 yılında kabul edilmesi, müzik eğiti mi kurumları konu-
            sunda atı lmış önemli adımlardandır. Millî Musiki ve Temsil Akademisinin hedefl eri arasında “memlekett e ilmî esaslar
            dâhilinde millî musikiyi işlemek, yükseltmek ve yaymak, sahne temsilinin her şubesinde ehliyetli unsurlar yeti şti rmek ve
            musiki muallimi yeti şti rmek” maddesi yer almıştı r. Bu madde doğrultusunda müzikte ulusal anlayışı yapılandırmak için
            Kültür Bakanı Abidin Bey (Özmen) başkanlığında bir musiki komisyonu kurulmuştur. Dönemin önde gelen bürokrat ve
            müzik adamlarından oluşan bu komisyon çok yönlü çalışmalar yapmıştı r. Komisyon üyelerinden Ahmet Adnan, Cemal
            Reşit Rey, Hasan Ferit, Mahmut Ragıp, Halil Bedii ve Nurullah Şevket “Türkiye Devlet Musiki ve Tiyatro Akademisinin
            Ana Çizgileri” adında bir rapor hazırlamıştı r. Raporun başlıca maddelerinde bir konservatuvarın ve güzel sanatlar genel
            müdürlüğünün kurulması önerilmişti r. Musiki Muallim Mektebinin altı  yıl parasız yatı lı olarak eğiti m vermesi tavsiye
            edilmişti r. Raporda sunulan önemli hususlardan biri de müzik eğiti mi, müzikoloji, çalgı ve orkestra alanlarında başarılı
            Avrupalı sanatçıların Türkiye’ye davet edilmesidir.
               Kabul edilen öneriler doğrultusunda 1935 yılında Güzel Sanatlar Müdürlüğü kurulmuştur. Paul Handemith (Pol Hin-
            demit), Carl Ebert (Karl Ebert), Eduard Zuckmayer (Edvırd Zugmayer) ve Bela Bartok gibi önemli isimler müzik eğiti mi
            üzerine çalışmalar yapmak üzere Türkiye’ye davet edilmişti r. Belirli bir süre ülkemizde bulunan bu isimler, Cumhuriyet
            sonrası müzik kurumlarının biçim almasında etkin rol üstlenmişti r.





                                                                                      TÜRKİYE’DE ÇOK SESLİ MÜZİK  135
   132   133   134   135   136   137   138   139   140   141   142