Page 134 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 134

9. ÜNİTE




               9. ÜNİTE          TÜRKİYE’DE ÇOK SESLİ MÜZİK


            9.1. Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Dönemlerde Çok Sesli Müziğin Gelişimi ve Özellikleri



                       HAZIRLIK ÇALIŞMASI


                 1.  Askerî bandoların kurulmasının temel nedenleri neler olabilir?
                 2.  Bandolar ordulara hangi yönlerden katkı sunmaktadır?
                 3.  Türk müziği çok seslilik süreciyle birlikte nasıl bir yapıya dönüşmüş olabilir? Açıklayınız.



                “B�r  ulusun  yen�  değ�ş�kl�ğ�nde  ölçü,  mus�k�de  değ�ş�kl�ğ�  alab�lmes�,  kavrayab�lmes�d�r.  Ulusal  �nce
            duyguları, düşünceler� anlatan yüksek dey�şler� toplamak, onları b�r gün önce genel son mus�k� kurallarına
            göre �şlemek gerek�r. Ancak bu düzeyde Türk ulusal mus�k�s� yükseleb�l�r, evrensel mus�k�de yer�n� alab�l�r.”

                                                                                    Mustafa Kemal ATATÜRK


               Çok seslilik, armonik kurallar içinde belirlenen seslerin aynı anda seslendirilmesiyle oluşan yöntemdir. Çok seslilik yön-
            temi Orta Çağ iti barıyla Avrupa’da ortaya çıkmış, ilerlemeler göstererek günümüze kadar ulaşmıştı r.
               Osmanlı Dönemi Batı lılaşma hareketleriyle birlikte ulusal Türk müziği evrensel boyuta taşınarak “ulusal çok sesli Türk
            müziği” oluşturulmuştur. Böylelikle Türk müziğinde çok seslilik, ülkemiz müzik eğiti minin hedefl eri arasında yer almıştı r.
            Türk müziğinde çok seslilik uygulamaları, Cumhuriyet’in kurulmasının ardından yapılan yenilik hareketleriyle hız kazanmıştı r.

                9.1.1. Osmanlı Müzik Kurumlarında Yapılan Yenilikler

               Türk müziğinin yenileşme hareketi , III. Selim Dönemi’nde Nizamı Cedit ıslahatlarıyla başlamıştı r. Bu ıslahatlar doğrul-
            tusunda kurulan Nizamı Cedit Ordusunda boru ve trampet takımlarının oluşturulması, Türk müziğinin yenileşme süreci-
            nin başlangıcı olmuştur.

               Türk  müziğinde  çok  sesli  müzik  kültürü,  Sultan  II.
            Mahmut’un Batı  reformlarıyla şekillenmeye başlamıştı r.
            Sultan II. Mahmut Dönemi’nde Yeniçeri Ocağı kapatı larak
            Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla bir ordu kurul-
            muş, bu orduya bağlı yeni bir bando takımının oluşturul-
            masına karar verilmişti r. Yeni bandonun oluşturulması ve
            Batı  müziğinin öğrenilip yaygınlaştı rılması için 1826 yılın-
            da Muzıka-yi Hümâyun adlı müzik kurumunun temelleri
            atı lmıştı r  (Görsel  9.1).  Müzik  eğiti mi  kurumu  ve  askerî
            müzik topluluğu olan Muzıka-yi Hümâyun, İtalyan besteci
            Giuseppe Donizetti  ’nin [Ciseppe Donizetti   (1788-1856)]
            şefl iğinde  çalışmalarına  başlamıştı r.  1828  yılında  Giu-
            seppe Donizetti  ’nin “Osmanlı Mızıkaları Umum Müreb-
            bisi”  olarak  görevlendirilmesiyle  Muzıka-yi  Hümâyunun  Görsel 9.1: Muzıka-y� Hümâyun, Lange Bey ve Bandosu
            kurumsallaşma süreci hız kazanmıştı r. Sarayın isteği üzerine Muzıka-yi Hümâyunda çok sesli Batı  müziği eserlerinin icra
            edilmesi için bir saray orkestrası kurulmuştur. Bu orkestra kısa zamanda konserler verecek seviyeye ulaşmıştı r.

               Muzıka-yi Hümâyunun eğiti m programında bando, orkestra, ti yatro, dinî müzik, fasıl takımı, Karagöz ve orta oyunu gibi
            hem evrensel hem geleneksel sanatlarla ilgili alanlara yer verilmişti r. Batı  müziği çalgılarının ve müzik teorisi derslerinin
            eğiti mlerini üstlenen Giuseppe Donizetti   tarafı ndan Muzıka-yi Hümâyunda ders vermeleri için Avrupalı müzisyenler ülkeye
            davet edilmişti r. Aynı dönemde Avrupa’dan birçok çalgı geti rti lmiş ve çalgı yapımının gelişmesiyle birlikte yerli çalgılar da
            okulun orkestrasında yerini almıştı r.



        132 TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
   129   130   131   132   133   134   135   136   137   138   139