Page 138 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 138

9. ÜNİTE



               1936 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı kurulmuştur (Görsel 9.9). Bu kurumun eğiti m sistemi, Alman müzik eğiti mcisi
            Paul Hindemith tarafı ndan oluşturulmuştur. Konservatuvarın temsil bölümlerinin yöneti ciliğine ise Carl Ebert geti rilmişti r.































            Görsel 9.9: Ankara Devlet Konservatuvarı
               1924 yılında konservatuvar olarak kurulan Musiki
            Muallim Mektebi, 1937 yılında Gazi Eğiti m Ensti tü-
            süne  bağlanmıştı r.  Alman  müzik  eğiti mcisi  Eduard
            Zuckmayer tarafı ndan yöneti len bu okul, zaman için-
            de uluslararası eğiti m standartlarına ulaşmıştı r. Gü-
            nümüzde Gazi Üniversitesi Eğiti m Fakültesi (Görsel
            9.10) adıyla eğiti m faaliyetlerini sürdürmektedir.

               Cumhuriyet’in  ilanından  sonraki  müzik  reform-
            ları kapsamında ulusal çok sesli müziği halk ile bu-
            luşturmak  için  de  bazı  çalışmalar  yapılmıştı r.  1927
            yılında kurulan İstanbul Radyosu ve Ankara Radyosu,  Görsel 9.10: Gaz� Eğ�t�m Fakültes�
            yayınlarında klasik Batı  müziği eserlerine yer vermişti r. Kurulan orkestralar konserler vererek halka müzik sevgisi aşıla-
            maya çalışmıştı r. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası yurdun çeşitli bölgelerinde verdiği konserler ile çok sesli müziği
            tüm ulusa tanıtmayı amaçlamıştı r. 1932 yılından iti baren çeşitli şehirlerde açılan halkevleri, yaygın müzik eğiti mi veren ve
            halkı özellikle çok sesli müzik konusunda bilinçlendirmeyi hedefl eyen kurumlar hâlini almıştı r.


                       SIRA SENDE

                 Cumhurbaşkanlığı  Senfoni  Orkestrasının  seslendirdiği  çok  sesli  Türk  müziği  eserlerinden  örnekler  dinleyiniz.
              Dinlediğiniz eserlerin hangi döneme ait olduklarını tespit ederek tespitlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.



                9.1.3. Çok Sesli Türk Müziğinin Özellikleri

               Çok sesli müzik olarak isimlendirilen “alafranga müzik”, 16. yüzyılda Türk toplumunun Batı ’ya açılmasıyla birlikte Türk
            müziğinde etkisini göstermeye başlamıştı r. Ancak çok sesli Türk müziğinin temel yapısı oluşturulurken Batı  müziğini doğ-
            rudan uygulama anlayışı hâkim olmamıştı r. Ulusal bir müzik oluşturmak amacıyla klasik Türk müziğinin makamsal ve
            ritmik ögeleri ile Batı  müziği teknikleri arasında etkileşim sağlanmıştı r. Çok sesli Türk müziğinin oluşum sürecinde Ana-
            dolu’nun yüzlerce yıllık kültür mirasından da yararlanılmıştı r. Derleme çalışmalarıyla kayıt altı na alınan halk ezgileri çok
            sesliliğe uyarlanmıştı r. Sanatçılar, bu düzenlemelerle birlikte özgün eserler de bestelemişti r.



        136 TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
   133   134   135   136   137   138   139   140   141   142   143