Page 36 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 36
2. ÜNİTE
Ambrossius İlahisi
2. ETKİNLİK
Verilen Ambrossius ezgi örneğinin deşifresini yapınız.
3
& 4 ú ú Ï ú Ï Ï ú
Ï Ï ú Ï ú Ï ú Ï ú
De us cre - a - tor om - ni - um Po - li - que rec - tor ve - sti - ens
& Ï ú Ï ú Ï ú Ï Ï Ï Ï ú Ï ú Ï ú Ï ú
Di - em de - co - ro lu - mi - ne Noc - tem so - po - ris gra - ti - ae
2.3. Orta Çağ’da Seküler Müzik
HAZIRLIK ÇALIŞMASI
Orta Çağ’a ait müzik örneklerinin günümüz müzikleriyle benzerlik ve farklılıklarını arkadaşlarınız ile tartı şınız.
2.3.1. Din Dışı Müziğin Gelişimi
Seküler müziğin ilk kez notaya alındığını gösteren belgeler, 11. yüzyılı işaret etmektedir. Orta Çağ’da seküler müzik;
insan, kahramanlık, şövalyelik gibi dünyevi moti fl eri konu edinen şarkılardan oluşmuştur. Dinî müzik formunu koruyan
bu şarkılar, sözleri değişti rilerek yeniden söylenmişti r. Avrupa’da derebeylerinin şatolarında şarkı söyleyen ve şiir okuyan
ozanlar (minstrel), 11 ila 13. yüzyıl arasında seküler müziğin ilk örneklerini icra etmişlerdir. Aşk, sevgi, kıskançlık, kahra-
manlık gibi konuların işlendiği bu şarkılar, kilise müziği temel alınarak bestelenmişti r.
Orta Çağ’da soylu sınıft an olanlar da bes-
teler yapmışlardır. Orta Çağ’ın arisrokrat mü-
zisyenleri; Almanya’da minnesinger (minnezin-
gır), Kuzey Fransa’da trouvere (trovere), Güney
Fransa’da troubadour [turoğbador (Görsel
2.11)] İrlanda’da bard (bart) olarak adlandı-
rılmıştı r. Çalgı çalarak şarkı söyleyen bu mü-
zisyenlerin şarkılarının başlıca konuları aşk ve
şövalyelik olmuştur. Tarihte adı bilinen ilk trou-
vere müzisyen, Adam de la Halle’dir [Edım dö
la Hali (1237-1286)]. Bu müzisyenin “Le Jeu de
Robin et Marion” (Le Jö de Robin et Maryon)
adlı müzikli ti yatro oyununda çalgıcılar, solistler Görsel 2.11: Gezg�n müz�syen troubadourlar
ve koro tarafı ndan aşk şarkıları seslendirilmişti r.
Gezgin müzisyen troubadourlar, 12 ve 13. yüzyılda birçok farklı yerde müziklerini icra etmişlerdir. Fransa’da Kelt ozanla-
rı Bardeler; İrlanda, İskandinavya, Galler’i gezmiş ve görüp yaşadıkları her şeyi müzikle anlatmışlardır. Kilise müziğine tepki
olarak yazdıkları ve söyledikleri müziklerini kent kent dolaşarak daha çok kişinin duymasını sağlamışlardır. Arp icracılığını
gelişti rmişlerdir. Bardeler müziksel anlatı mlarına birtakım kurallar ekleyip kendilerine “docteur es musique” (doktor es
musika) ünvanı vermişlerdir. Üç yılda bir toplanıp ustalık ve çıraklık durumlarını güncellemişlerdir. Tüm Avrupa’ya yayılan
troubadourlar eski efsaneleri müziklerine konu etmiş, yaptı kları müziklerle 19. yüzyıl bestecilerine ilham olmuşlardır.
34 TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ

