Page 63 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 63
4. ÜNİTE
Süit: Dans müziği için yazılan müzikal bir form olan
süit, 17 ve 18. yüzyılda özellikle Fransız saraylarında po-
püler olmuştur. Süit, birbiriyle tonal bağlantı ları olan ve
kendine has özellikleri bulunan bölümlerden oluşan bir
formdur (Görsel 4.2). Süitlerin başlangıç kısmına alle-
mande (allemand), uvertür, prelüd, toccata veya fantasia
bölümleri yerleşti rilmişti r. Ardından halk danslarından
esinlenilerek bestelenmiş farklı hızlardaki bölümler peş
peşe geti rilmişti r. Süitlerde kullanılan dansların bazıları;
courante (kurant), sarabande (saraband), gigue (jige), ga-
vott e (gavot), pavane (pavan), bourree (bure), sicilienne
(sisilyen), polonaise (polonez) ve menuetti r (minüe).
Görsel 4.2: Barok Dönem’de dans
Füg: Enstrümantal müzikte kullanılan ve belirli bir tema veya moti fi n birden fazla kez çalınmasıyla ortaya çıkan müzik
formudur. Lati nce “kaçmak” anlamına gelen “fuga” sözcüğünden türeyen füg formu; birbirini izleyen, taklit eden ve bir
anlamda birbirinden kaçan parti lerden oluşmuştur. Bu form, Orta Çağ’da, Rönesans’ta ve Barok Dönem’in ilk zamanların-
da “kanon” anlamında kullanılmıştı r. Sonraları bir temanın kanon ve taklitlerle kontrpuan tarzında gelişti rilmesi ile yeni
bir füg biçimi ortaya çıkmıştı r. Bu biçim; serim, gelişme, sonuç olmak üzere üç bölümden meydana gelmiş ve iki, üç, dört
ya da daha fazla parti den oluşacak şekilde yazılmıştı r. Kontrpuan tekniklerini yoğun ve ustaca kullanabilme olanağı sunan
füg, Barok Dönem’de geçirdiği değişim sayesinde çok sesliliğin en olgun biçimi hâline gelmişti r. 17. yüzyılda “toccata”,
“fantasia”, “praeludium” (prelütyum) gibi başlıklarla bestelenen yapıtlarda füg yazısının kullanıldığı bölümlere sıkça rast-
lanmıştı r. Bunun yanı sıra bir müzik biçimi olarak “füg” ancak Bach’ın yapıtlarıyla zirveye ulaşmıştı r.
Sonat: Sonat, Lati ncede “tı nlamak” anlamına gelen “sonare” sözcüğünden türemişti r. Sonatlar, arasında tonal ilişki
bulunan iki, üç ya da dört bölümden oluşan ve bir ya da daha fazla çalgı için yazılan müzik formlarıdır. Sonatların ilk bö-
lümü hızlı, ikinci bölümü yavaş, üçüncü bölümü dans ritminde, dördüncü yani fi nal bölümü ise hızlıdır. Barok Dönem’de
çalgı müziğinin gelişmeye başlamasıyla ortaya çıkan bu form, genellikle basso conti nio [basso konti nyo (sürekli bas)]
uygulamasıyla kullanılmıştı r. Solo enstrümanlar veya solo enstrümanlarla birlikte piyano ve gitar gibi eşlik enstrümanları
için yazılmıştı r. Barok sonatları, bugünkü sonat yapısının temelini oluşturmuştur.
Konçerto: Solo bir enstrümanı veya vokali ön plana çıkarmak amacıyla yazılmış, orkestra eşliğinde seslendirilen müzik
formudur. Lati ncedeki “concertus” (konsertus) sözcüğünden türemişti r ve ayrı parti lerdeki farklı seslerin birlikte tı nlama-
sı anlamına gelmektedir. Konçertolar genellikle üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm canlı ve hızlıdır, ikinci bölüm daha
yavaş ve duygusal bir tema içerir, son bölüm hızlı ve coşkuludur. Barok Dönem’de sürekli bas tarzının benimsenmesi,
konçerto formunun temelini oluşturmuştur.
Konçerto Grosso: Konçerto grosso özellikle Barok Dönem’de kullanılan, orkestra veya koro ile solistler arasında ger-
çekleşen bir tür müziksel diyalogdan oluşan müzik formudur. 17. yüzyılda “oda konçertosu” ve “kilise konçertosu” olarak
da adlandırılan bu form, genellikle üç veya daha fazla gruptan oluşan çok bölümlü bir yapıya sahipti r. İlk bölüm, orkest-
ranın ritmik bir tema sunmasıyla başlamakta ve solo müzik, solistlerin müzikal olarak yanıt vereceği bir dizi kontrpuanın
ardından devam etmektedir. İkinci bölümde genellikle daha yavaş bir tempo ile bir veya daha fazla solo enstrüman duy-
gusal bir şekilde sunulmaktadır. Üçüncü bölüm, hızlı bir tempo ile başlamakta ve orkestra ile solistler arasındaki diyaloğu
vurgulamaktadır.
ARAŞTIR-PAYLAŞ
Sonat formunda yazılmış Barok Dönem müzikleri dinleyiniz. Günümüzde hâlâ sonat formu kullanılarak müzik
yazılıp yazılmadığını araştı rınız. Edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınız ile paylaşınız.
BAROK DÖNEM 61

