Page 71 - Kimya Zenginleştirilmiş Öğretim Programı 9
P. 71

ORTAÖĞRETİM KADEMESİNDE FARKLILAŞTIRILMIŞ ÖĞRETİM UYGULAMALARI ~ ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ
        KİMYA
        9. SINIF


        GÖREV 2: BILIMSEL BILGIYI KULLANMA
        Aşağıda verilen bilimsel metni okuyunuz. Önceki aşamada sunduğunuz gerekçelerinizi bilimsel bilgiyi kullanarak açıklayınız
        (ÜFD1).
        Kaynama Olayının Termodinamiği ve Moleküler Temelleri
        Sıvıların kaynama sıcaklığı, rastgele bir değer değil; maddenin içsel özellikleri ile dış çevrenin fiziksel koşulları arasındaki
        bir denge noktasıdır (IFS3). Bu dengeyi anlamak için şu iki temel bilimsel prensibi incelemek gerekir:
        Benoît Paul Émile Clapeyron ve Basınç İlişkisi
        Fransız fizikçi Clapeyron, 1834 yılında sıvıların kaynama noktası ile dış basınç arasındaki ilişkiyi matematiksel bir zemine
        oturtmuştur (Clapeyron Denklemi) (IFSK1).
        Clapeyron, bir sıvının kaynaması için sıvının buhar basıncının dış buhar basıncına eşitlenmesi gerektiğini kanıtlamıştır
        (IFK3). Bir sıvının kaynaması için, sıvının yüzeyinden ayrılmaya çalışan moleküllerin oluşturduğu buhar basıncının, sıvının
        üzerine baskı yapan dış basınca (açık hava basıncı) eşitlenmesi gerekir.
        Dış basınç azaldığında (örneğin yüksek rakımlı bir dağın zirvesinde), buhar basıncının bu düşük değere ulaşması için daha
        az ısı enerjisi yeterli olur. Bu nedenle sıvı, deniz seviyesine göre daha düşük bir sıcaklıkta kaynamaya başlar (SFÜDD3).
        Düdüklü tencere gibi basınçlı kaplarda dış basınç artırıldığı için buhar basıncının dengeye ulaşması daha fazla enerji
        gerektirir ve kaynama sıcaklığı yükselir.
        2. Johannes Diderik van der Waals ve Moleküler Etkileşimler
        1910 Nobel Fizik Ödülü sahibi Van der Waals, gerçek gazların ve sıvıların davranışlarını incelerken moleküller arasındaki
        zayıf çekim kuvvetlerini tanımlamıştır (IFSK2).
        Van der Waals, moleküllerin sadece birbirine çarpmadığını, aynı zamanda birbirlerini elektriksel olarak çektiklerini ortaya
        koymuştur. Moleküller arası bu çekim kuvvetleri ne kadar fazlaysa sıvıyı gaz haline getirmek (kaynatmak) için o kadar fazla
        enerji (yüksek sıcaklık) gerekir (ÜFGHP1).
        Sıvı fazdaki tanecikler, birbirlerini belirli çekim kuvvetleri (Hidrojen bağları, Dipol-dipol, London kuvvetleri) ile bir arada
        tutarlar. Kaynama, bu çekim kuvvetlerinin yenilerek taneciklerin birbirinden tamamen kopması (gaz fazına geçiş) sürecidir.
        Tanecikler arası etkileşim türü ne kadar güçlüyse (örneğin saf sudaki Hidrojen bağları, hekzandaki London kuvvetlerinden
        daha güçlüdür), bu bağları koparmak için gereken kinetik enerji o kadar yüksek olur (IFÇ1). Bu durum, etkileşimi güçlü olan
        sıvıların kaynama sıcaklığının neden daha yüksek olduğunu açıklar.
        Sıvıların kaynama sıcaklığını etkileyen faktörler: ...................................................................................................................
        ................................................................................................................................................................................................
        (ÜFSÜ1) (ÜFÜÇ1).
































                                                                       ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ  73
   66   67   68   69   70   71   72   73   74   75   76