Page 143 - Osmanlı Türkçesi 3
P. 143

142                                                             BEŞİNCİ ÜNİTE



                        Çevirisi:
                                                     ZEYTİN ve SEFERCEL
                        ZEYTİN: Mübarek şecerdir. Allah Teala kasem etmiştir. Huzeyfe­i Yemani ri-
                     vayet eder ki Resulüllah aleyhisselam buyurdu ki: Âdem aleyhisselam’ın cis-
                     mine maraz arız olup Hak Teala’ya şikâyet eyledi. Hak Teala emretti. Cebrail
                     aleyhisselam zeytin ağacın(ı) getirip gars etti. Filhâl yetişip meyvesi oldu. Em-
                     retti ki asr eyleye. Asr eyledikte zeyti cereyan eyledi. Cebrail eyitti: Ya Âdem!
                     Hak Teala buyururdu: Dühn­i zeyt cemi­i emraza şifadır. Bedenine sür. Sürdükte
                     marazı zail oldu. Resulüllah aleyhisselam buyurur: Aleyküm bi’z-zeyt fe enne-
                     hu yekşifü’l-merra ve yüzhebü’l-balgam ve yeşüddü’l-asib. Yani siz zeyt yağın
                     tenavül edin ki safrayı keser ve balgamı izale eder ve asabı kavi kılar. Havas­ı
                     acibesi vardır ve haza misalü şeceratihi.

                        SEFERCEL: Ebu Talha radıyallahu anh eydir: Bir gün Resulüllah sallallahu aley-
                     hi veselleme varıp gördüm mübarek elinde ayva var. Yere ko(y)du eyitti: Gel
                     ya  Eba  Muhammed.  Fe  ennehu  yenki’l­mi’de.  Yani  ekl  eyle  mideyi  tenkiye
                     eder. Hassaten kaçan bıçak ile katolunsa suyu zail olur. Ahir nesne ile kesr olun-
                     sa abdar olur. Bir kimesne daim enar ve ayva tenavül eylese evladı gayet
                     edip olur ve haza misalü şeceratühü.

                     Kelimeler:                  eyitmek: söylemek.         maraz: Hastalık.
                     abdar: Sulu.                filhâl: Hemen.             sefercel: Ayva.
                     arız olmak: Ortaya çık-     gars etmek: Dikmek.        şecer: Ağaç.
                     mak.                        havass­ı acibe: Hayret
                     asr eylemek: Sıkmak         edilecek özellikler.       tenavül: Yeme içme.
                     dühn­i zeyt: Yağ sürme.     kasem: Yemin.              tenkiye: Temizlemek.
                     emraz: Hastalıklar.         katolunmak: Kesmek.        zail: Sona eren, yok olan.
                     enar: Nar.                  kesr olunmak: Kırılmak.    zeyt: Yağ.


                         Yazalım­Konuşalım

                        1. Aşağıda “Zeytin ve Sefercel” başlıklı metinde geçen Arapça kalıplaşmış
                           ifadeler verilmiştir. Siz de tabloda istenen diğer bilgileri uygun alanlara
                           yazınız.
                              Anlamı                  Okunuşu            Arapça Kalıplaşmış İfadeler

                      .....................................  .....................................


                      .....................................  .....................................

                      .....................................  .....................................


                      .....................................  .....................................


                      .....................................  .....................................

                        2. Yukarıdaki tabloda verilen kalıplaşmış ifadelerin günlük dilde kullanımına
                           ilişkin neler söylenebilir? Belirtiniz.
   138   139   140   141   142   143   144   145   146   147   148