Page 35 - Fen Lisesi Biyoloji 9 | 3.Ünite
P. 35
Grip: Gribe neden olan influenza virüsünün farklı türleri vardır. Grip virüsleri insanlarda olduğu gibi
domuzlar, atlar, foklar ve kuşlarda da hastalık yapabilir. Grip virüsü insanda ateşe, yaygın kas ağrısına, hâlsizlik
ve bitkinliğe neden olur. Virüsler, zaman içinde genetik yapılarında meydana gelen değişimlerle (mutasyonlarla)
yeni formlar geliştirmiştir. Bu nedenle vücutta kazanılan bağışıklık, karşılaşılan yeni formlarda etkisiz kalmak-
tadır. Aşı, bu hastalıklardan korunmak için tercih edilebilecek bir yöntem olsa da basit bazı temizlik kurallarını
uygulamak daha etkili bir korunma sağlar.
Okuma Metni 1918 İSPANYOL GRİBİ SALGINI
7 Eylül 1918’de Boston, Camp Devens’taki (Kemp Devıns) askeri kampta askerlerden biri ateşlenir.
Yüzü mosmor kesilir, burnu kanar ve 48 saat gibi çok kısa bir sürede nefes almakta zorlanarak ölür. İlk
başta bu belirtileri gösteren askerlere menenjit (beyin zarı iltihabı) teşhisi konur. Ertesi gün doktorlar fikir
değiştirmek zorunda kalır. Çünkü onlarca asker üst solunum yolu şikayetiyle revire hücum eder. Gripten ölen
askerlerin göğsü açıldığında solunum yolunun, kırmızı jöleye benzer bir sıvı ile kaplanmış olduğu görülür.
45 bin askerin bulunduğu kampta, askerlerin neredeyse yarısı hasta olur ve 800’e yakın asker hayatını
kaybeder. Birçoğu hastalığa yakalandıkları ilk 24 saat içinde ölür. Yapılan otopside akciğerlerinde kan ve
sıvı toplanmış olduğu görülür. Bir panik havası oluşur. Ekim ayında San Francisco’da toplu yerlerde maske
takma zorunluluğu getiren bir yasa kabul edilir. San Francisco Chronicle (Kıronikıl) gazetesi bunu: “Maske
takın, hayatınızı kurtarın.” anonsuyla duyurur. Ancak sadece ABD’de eylül ve kasım aylarında grip yüzün-
den bir haftada ortalama 10 bin kişi hayatını kaybeder.
1918 Salgını
1918 yılının ocak ayında başlayan İspanyol gribi salgını 1920 yılının haziran ayında biter. İspanyol
gribine yol açan virüs, influenza A virüsü olarak sınıflandırılan H1N1 virüsüdür. Tarihi kaynaklar ilk grip
vakasının Amerika’da ortaya çıktığını belirtmektedir. I. Dünya Savaşı’nda 17 milyon civarında kişinin öldü-
ğü bilinirken 1918-1919 yılında bu hastalıktan 40 milyon civarında kişinin öldüğü tahmin edilmektedir. Has-
talık 6 ay içinde tüm dünyaya yayılmıştır. Bazı kaynaklara göre ölü sayısı 100 milyona kadar çıkmaktadır.
Tarihi kaynaklar I. Dünya Savaşı’nın bitmesinde İspanyol gribinin de rolü olduğunu söylüyor. Bu sal-
gın, toplumların sağlığı ve yaşantısı ile birlikte ekonomiyi de etkilemiştir. Detroit’te (Ditroit) araba üreten
bir şirket, 1000’den fazla işçisini grip dolayısıyla evine göndermiştir.
Bilim ve Teknik Dergisi, Eylül 2015, sayi: 574
(Düzenlenmiştir.)
Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu (AIDS): AIDS hastalığına yol açtığı anlaşılan virüs çe-
şitlerinin ortak adı HIV’dir (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü). AIDS’li bir insandaki kan, plazma, idrar, ter,
gözyaşı, salya, bronş sıvısı, sperm, genital sıvı, beyin-omurilik sıvısı, kemik iliği, lenf bezleri ve anne sütü HIV
virüsü içerebilir. Ancak AIDS en çok kan, genital sıvılar (cinsel salgılar), doku-organ nakli ve anne sütü ile bu-
laşmaktadır. Diğer vücut sıvılarındaki AIDS virüs sayısı, hastalığı bulaştırmayacak kadar azdır.
AIDS virüsü; T4 lenfositleri, B lenfositleri ve makrofajlar gibi bağışıklık sistemine ait bazı hücrelerin ve
beyindeki sinir hücrelerinin içine girerek onları tahrip edebilir. Bunun sonucunda T4 hücrelerinin kandaki sayısı
oldukça azalır. Buna karşılık bağışıklık frenleyici T8 hücrelerinin sayısı artar. Sonuç olarak hücresel ve sıvısal
bağışıklık azalmış olur. Fagositoz hücreleri de görev yapmadığından vücudun kendini mikroplara ve kansere
karşı savunması imkânsız hâle gelir. Bilim insanları, HIV ile mücadelede aşılar geliştirse de virüsün hızlı mutas-
yon geçirmesi nedeniyle tam anlamıyla başarıya ulaşılamamıştır.
Hepatit: Karaciğer hücrelerinin iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalığın en
önemli nedeni virüslerdir. Hepatit hastalığının yedi türü vardır. A, E ve F tipi hepatitler; virüslerle kontamine
olan su ve besin maddelerinin vücuda alınması ile oluşur. B, C, D ve G türü hepatitler ise kan, tükürük ve cinsel
temas yoluyla bulaşır. Hepatit A, ülkemizde genellikle okul çağı çocuklarında sık görülür. Tuvalet hijyeni kötü
olan kişilerin, yiyecek ve içeceklere dokunması sonucu kişiden kişiye bulaşır. Bu nedenle temizlik ve sağlık
koşullarının yetersiz ve kötü olduğu toplu yaşanan yerlerde kolayca yayılır.
Hepatit B ve C hastalığına sebep olan virüsler sinsidir. Pek çok insan farkında olmadan bu virüsü almış
olabilir ve hiçbir belirti olmaksızın bu virüsü taşıyabilir. Tedavi edilmezse her iki virüs de karaciğer sirozuna ne-
den olabilir. Siroz ise karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri gibi yaşamı tehdit eden hastalıklara ya da ölüme
yol açabilir. Uzun süreli hepatit B hastalığında siroz ortaya çıkmadan önce de karaciğer kanseri görülebilir. Bu
virüsler kan, diğer vücut sıvıları ve cinsel temas yoluyla bir insandan diğerine bulaşabildiği gibi hepatit virüsünü
taşıyan anneden bebeğine de bulaşabilir.
149