Page 119 - GENEL SANAT TARİHİ 9
P. 119
ANTİK YUNAN, ROMA, ERKEN HRİSTİYAN VE BİZANS SANATI
Augustus’un (MÖ 27-14) Primaporta heykelinde söz konusu eğilim açıkça görülmektedir (Görsel
5.32). Heykelin ilk bakışta bir tanrıyı mı yoksa bir insanı mı betimlediği belli değildir. Yüz ve duruş,
tanrısallaştırılmış bir idareciyi gösterir. Askerî elbiseleri ile Augustus, savaş alanlarından zaferlerle
dönen güçlü bir komutan görünümündedir. Bunu anlamak için imparatorun göğüs zırhına
yakından bakmak yeterlidir. İmparatorun zırhında sancağı geri veren Partlı asker ve sancağı alan
Romalı asker kabartması ile Partlılara karşı kazanılan zafer (MÖ39-38) yansıtılmıştır. Heykeldeki
ilginç noktalardan biri de imparatorun sağ ayağının yanında yunusa yaslanan bir erosun varlığıdır.
Görsel 5.32 : Primaporta heykeli, Vatikan Müzesi, Roma Görsel 5.33: Traianus Sütunu,Paris
Cumhuriyet Dönemi’nden itibaren zafer takları, sunaklar ve anıtlarda savaşlarda kazanılan zaferler
ve imparatorların bulunduğu dinî törenler gibi tarihî olayları konu alan kabartmalara yer verilmiştir.
Roma heykelinin ayırt edici özelliklerinden biri kabul edilen, anlatımcı ve belgesel yönü öne
çıkan bu yeni sanat biçimi; imparatorluk propagandası açısından etkin bir araç olmuştur. Romalı
heykeltıraşlar tarihsel olayların yansıtılmasında Yunan heykeltıraşlar gibi simgesel anlatımlara
başvurmamış, zaman ve mekân ilişkisini gerçekçi bir biçimde aktarmışlardır. İmparator Traianus’un
inşa ettirdiği görkemli forumda bulunan 40 m yüksekliğindeki anıt sütunun gövdesinde imparatorun
Dacia Seferi’ni (MS 113) betimleyen kabartmalar, anlatımcı üslubun en önemli örneklerdendir
(Görsel 5.33). Helezonik olarak yukarı doğru dönerek yükselen şeritte askerî seferin başından
sonuna kadar savaşın önemli anları tasvir edilmiştir. 114 sahnede 2600’den fazla figürün yer aldığı
bu kabartmalarda Romalı askerler, düşman birlikleri ve kent tasvirleri derinlikli bir perspektif ve
gerçekçilikte işlenmiştir. Traianus sütunu daha sonradan yapılan benzer anıtlara model olmuştur.
117