Page 22 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 22

1. ÜNİTE



               “Ulusal düdük” olarak bilinen “yamato-bue” (Görsel 1.14) ile altı  telli kanuna benzeyen, yumuşak tı nılı bir çalgı olan
            “ulusal goto” anlamındaki “yamato goto” Japon uygarlığına has başlıca çalgılardır. Japonların bir diğer önemli çalgısı da
            obuaya benzeyen “hikiriki”dir. Bu çalgıların haricindeki tüm Japon çalgıları Çin kökenlidir.
               Tibet uygarlığı, kapalı yaşam kültürüne sahip bir medeniyetti  r. Tibetlilerin özgün bir kültür anlayışına sahip olmaları-
            nın nedeni, Tibet’in deniz seviyesinden binlerce metre yüksekte kurulmuş olmasıdır. Bu yalıtı m, Tibet müziğini diğer Uzak
            Doğu müziklerinden farklı kılmıştı r. Başlıca Tibet çalgıları; trombona benzeyen rkan-dun (kandun), bir çeşit çalpara olan
            ma-çun (macun) ve lag-na (lagına) (Görsel 1.15) adlı bir çeşit kasnaklı davuldur.













            Görsel 1.14: Yamato-bue                                             Görsel 1.15: Lag-na



                       SIRA SENDE


                 Çin, Tibet, Japon ve Orta Asya müzik geleneklerinin yansımalarının görüldüğü müziklerden örnekler dinleyiniz. Bu
              müziklerin benzerlik ve farklılıklarını belirleyiniz. Tespit etti  ğiniz benzerlik ve farklılıkları arkadaşlarınız ile paylaşınız.



                1.2.5. Anti k Yunan Felsefesinin Müzik Sanatı na Etkileri

               Müzik ve felsefe, medeniyeti n ortak ürünü olan iki farklı alandır. Bu iki alanın bir araya geti rilmesi ve bir kurama dö-
            nüştürülmesi Anti k Yunan’da gerçekleşmişti r. Anti k Yunan felsefesi müziğe büyük önem vermişti r. Anti k Yunan fi lozofl arı,
            müziğin insan üzerinde çok etkili olduğu ve müzik eğiti minin bir düzen içinde verilmesi gerekti ği görüşünü savunmuşlardır.
            Hatt a bu görüşten hareketle müziği öne çıkaran bir eğiti m sistemi oluşturmaya çalışmışlardır. Müziğe dair esasların her
            birinin eti k değerini yani ethosunu belirlemişlerdir. Böylece bir müziğin hangi ethosa sahip olduğunu söylemişlerdir.

               Anti k Yunan’da müzik (Görsel 1.16), bütün erdemlerin kaynağı olarak görülmüş ve ah-
            laki eğiti m aracı olarak önemli bir yere sahip olmuştur. Yunan düşünürleri tarafı ndan mü-
            ziğin ahlak üzerindeki etkileri açıklanmış ve kişiyi olumlu ya da olumsuz etkileyen müzik-
            lerden söz edilmişti r. Müziğin kullanımı devleti n görevleri arasında sayılmıştı r. İyi besteler
            kutsal kabul edilmişti r. Nomos adı verilen bu kutsal müzikler çalınırken ya da söylenirken
            en küçük bir değişiklik dahi yapılmamıştı r.
               Anti k Yunan’da armoni, riti m, mod, çalgı ve söz gibi farklı müzik kategorileri detaylı bir
            şekilde araştı rılmıştı r. Anti k Yunan fi lozofl arı tarafı ndan müzikte söz kategorisi büyük ilgi
            görmüştür. Ethos teorisinin temellerini oluşturan Pisagor -tarihte ilk olarak- sözü müziğin
            tamamlayıcı bir unsuru olarak kabul etmişti r. Sokrates ve Platon için söz, müziğin mutlak
            bileşeni olmuştur.
               Anti k Yunan felsefesi, müziğin önemini anlayarak müzik eğiti miyle ilgili tüm soruları ay-
            rıntı lı olarak incelemişti r. Ethos öğreti si çerçevesinde açıklanan teorik düşünceleri prati ğe
            geçirme fonksiyonunu müzik eğiti mine tahsis etmişti r.
                                                                                      Görsel 1.16: Ant�k Yunan’da müz�k

                       ARAŞTIR - PAYLAŞ


                 Greklerde Olimpiyat Oyunları ve Pythian Oyunları’nda müziğe verilen önem ile ilgili araştı rma yapınız. Edindiğiniz bilgi-
              leri arkadaşlarınız ile paylaşınız.




          20  TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27