Page 227 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 227
12. ÜNİTE
icra edilirken bazı bölgelerde (Batı Karadeniz) sazende adı
verilen müzisyenler tarafı ndan yorumlanmıştı r. Özellikle
müzik yönüyle öne çıkan “Şanlıurfa sıra gecesi” ve “Elazığ
kürsü başı sohbetleri”, geleneksel müzik icralarının usta-
çırak ilişkisi içinde yapıldığı yerler olmuştur (Görsel 12.2).
Cem töreni, Bektaşî töreni, koç katı mı, saya gezme, kış
yarısı gibi törenler kültürel mirasın aktarılmasında önemli
rol oynamıştı r.
Cem törenleri, Anadolu Alevi Türk kültüründe bir iba-
det tarzı olarak icra edilen müzikli dinî törenlerdir. Toplum- Görsel 12.2: Şanlıurfa sıra geces�
sal birlikteliği sağlama, küskünleri barıştı rma gibi görevler
üstlenen cem törenlerinde “on iki imam” zikredilmekte ve
“Hz. Muhammed'in miraca çıkışı” anlatı lmaktadır. Bu tö-
renlerde bağlama çalıp ilahiler okuyan kişiye zakir, ozanla-
rın söylediği deyiş ve nefesler eşliğinde sergilenen müzikli
ritüellere de semah adı verilmektedir (Görsel 12.3).
Bektaşîlik, Hacı Bektaş Veli’nin belirlediği genel kural-
lar neti cesinde oluşan ve insancıl öğreti leri olan köklü bir
gelenekti r. Bektaşî geleneğinin öğreti odağında “insan”
vardır. Bu kurumun amacı, insan-ı kâmil olarak tanımlanan
insana ulaşmaktı r. Bektaşîliği diğer geleneklerden ayıran
en önemli özellik, düşünen insana ve özgür düşünceye
verdiği önemdir.
Görsel 12.3: Semah
Bektaşî anlayışına göre insan, Allah kelamından gelen manevi his aracılığıyla adım adım ona ulaşmaya gayret ederek
hiç bitmeyecek bir döngü oluşturmaktı r. İslam medeniyeti nin dinî müzik ve dans kültürünün unsurları arasında sayılabi-
lecek semah ve sema kavramları, bu sonsuz döngünün âdeta bir yansımasıdır.
Bektaşîliğin sema ve semah ritüelleri esnasında çoğunlukla Türk halk müziği icra edilmektedir. Bu icralarda insan se-
sinin yanı sıra 6 telli bir çalgı anlamına gelen saz (bağlama), çenk ve tef kullanılmaktadır.
Koç katı mı, hayvancılık yapılan sıcak bölgelerde eylül ve ekim aylarında, soğuk bölgelerde ise kasım ayında yapılan
bir törendir. Bu törenin öncesinde damızlık olarak seçilen koçlar, bir süre özel koşullarda beslenmektedir. Tören günü
çeşitli renklere boyanıp kurdele ve tüllerle süslenen koçların boynuzlarına elma, nar gibi bereket sembolü yiyecekler ta-
kılmaktadır. Sonrasında harman yerinde toplanan halk, davul zurna eşliğinde eğlenmektedir. Sıra koç katı mına geldiğinde
bereketli bir yıl olması için dualar edildikten sonra koçlar, bir kenarda bekleti len koyun sürüsünün yanına bırakılmaktadır.
Sürüye katı lan ilk koç siyah koyuna giderse kışın sert geçeceğine, ala koyuna giderse iyi geçeceğine inanılmaktadır.
Saya gezme töreni (çoban bayramı), kuzuların anne
karnında canlandığına inanılan günlerde yapılan bir tören-
dir (Görsel 12.4). Doğacak kuzuları ve baharı karşılamak
amacıyla düzenlenen bu tören, koç katı mından yüz gün
sonra yapılmaktadır. Koç katı mlarında meydan yerinde
toplanıp halaylar çekilmekte ve maniler söylenmektedir.
Bazı yörelerde köyün çocukları toplanıp içlerinden biri-
ni çoban seçti kten sonra çobanın yüzü isle boyanmakta,
başına keçeden bir külah geçirilmekte, külahın üstüne
küçük çıngıraklar takılmaktadır. Kovulmak istenen kışı
simgeleyen çoban ile çoban kılavuzu, maniler ve türküler
söyleyip, ev ev gezerek yiyecek toplamaktadır. Toplanan
yiyeceklerin hep birlikte neşe içinde yenmesi, birlik be-
raberlik ve yardımlaşma duygularını güçlendirmektedir. Görsel 12.4: Saya gezme tören�
TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ 225

