Page 73 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 73
5. ÜNİTE
SIRA SENDE
Rokoko akımı ile fı rtı na ve gerilim akımı tarzında bestelenmiş eserler dinleyiniz. Dinlediğiniz eserler hakkındaki
düşüncelerinizi sınıf ortamında paylaşınız.
5.1.1. Klasik Dönem Müziğinin Genel Özellikleri
18. yüzyılın ikinci yarısı ila 19. yüzyılın başları müzik tarihinde Klasik Dönem olarak adlandırılmıştı r. Bu dönemde çağlar
boyunca değerini kaybetmeyecek eserler üreti lmişti r. Ayrıca günümüzde kullanılan birçok müzik formu, nüans işareti ve
çalgı bu dönemde gelişmişti r.
Klasik müziğin en belirgin özelliği tarafsız, dengeli ve net bir anlatı ma sahip olmasıdır. Klasik Dönem eserlerinde Barok
Dönem’in gösterişli, uzun müzik cümleleri ve karmaşık kontrpuan yazı sti li yerine kısa cümleler ve oldukça sade bir armoni
kullanılmaya başlanmıştı r. Fakat kontrpuan yazı tekniği tamamen bırakılmamış gerek Klasik Dönem’de gerek sonraki dö-
nemlerde “choral” temalar için kullanılmıştı r. Eserlerde, parti lerden birinin ana melodiyi belirgin olarak duyurması ve diğer
parti lerin belli bir armoni çizgisinde melodiye eşlik etmesi bu dönem eserlerinin temel prensibi olmuştur.
Klasik Dönem bestecileri herkesin anlayabileceği bir müzik dili gelişti rmişti r. Bu sebeple genellikle halk ezgilerini de
kaynak alarak yalın ve içten eserler bestelemişti r. Halkın sanatla buluşmasını amaç edinen bu yaklaşım; müziğin biçimsel,
ezgisel ve sözel yapısına pek çok yenilik geti rmişti r. Önceleri halkın beğenisinden uzak olan opera biçimi, bu yenilikler ile
her kesimin anlayabileceği bir şekle dönüşmüştür. Uluslararası dillerde bestelenmeye başlanan ve gündelik konuları eğlen-
celi bir tarzda işleyen operalar, izleyicilerin beğenisine hitap eden bir nitelik kazanmıştı r.
Klasik Dönem orkestralarında tı nı, nüans, riti m ve ses gürlüğü gibi anlatı m unsurlarına büyük önem verilmişti r. Ses gür-
lüğünü müzikal bir ifade aracı olarak kullanmak amacıyla forte, piano, crescendo, diminuendo gibi gürlük terimleri yaygın
şekilde kullanılmıştı r. Bununla birlikte çalgıları ses ve riti m özelliklerine göre kullanma gerekliliği virtüozitenin gelişmesini
sağlamıştı r. Müzikte yaşanan bu gelişmeler ışığında bestelenen kusursuz eserler, Klasik Dönem’in temellerini oluşturmuştur.
Klasik Dönem müziğinin gelişim süreci üç evrede incelenmektedir. Bunlar; Ön Klasik Evre, Erken Klasik Evre ve Doruk
Klasik Evre’dir.
Ön Klasik Evre (1720-1760)
Barok sti lden uzaklaşıldığı ve müzikte sadelik, netlik arayışlarının belirginleşti ği evredir. Ön Klasik Evre’de müziğe
yön veren önemli sanat merkezleri açılmıştı r. Klasik Dönem’in temelini oluşturan bu merkezler; Berlin Okulu, Mannheim
(Manhaym) Okulu ve Viyana Okuludur. Yine bu evrede konçerto formu gelişmiş, bas akorları geniş ses aralıklarında özgür-
ce kullanılmaya başlanmıştı r. Nüans işaretlerinin önem kazanması ve opera sanatı nda yeniliklerin görülmeye başlanması
da bu evrede gerçekleşmişti r.
Erken Klasik Evre (1760-1780)
Franz Joseph Haydn ve Wolfgang Amadeus Mozart, ilk dönem eserlerini bu evrede bestelemişti r. Mannheim bes-
tecilerinin ve Viyana ekolünün öncü bestecilerini takip eden Haydn, eserlerinde kuartet ve senfoni biçimlerine ağırlık
vermişti r. Mozart da Haydn’ın müziğinden etkilenerek onun sti lini örnek alan eserler bestelemişti r. Haydn ve Mozart gibi
önemli bestecilerin çok sayıda eser verdiği senfoni formu da bu evrede gelişmeye devam etmişti r.
Doruk Klasik Evre (1780-1820)
Franz Joseph Haydn, Wolfgang Amadeus Mozart ve Ludwig van Beethoven’ın (Ludvig von Bethofı n) olgunluk dö-
nemlerine rastlayan evredir. Bu evrede başta konçerto olmak üzere tüm orkestra çalgıları için çeşitli biçimlerde eserler
bestelenmişti r. Oda müziği kavramı gelişti rilmiş ve oda müziğinin en güzel örnekleri verilmişti r.
ARAŞTIR-PAYLAŞ
Klasik Dönem’in gelişim evrelerine örnek eserler araştı rınız ve bu eserleri sınıf ortamında dinleyiniz. Dinlediği-
niz eserler ile ilgili düşüncelerinizi paylaşınız.
KLASİK DÖNEM 71

