Page 75 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 75

5. ÜNİTE



                Viyana Okulu: Viyana Okulunun klasik müziğe en önemli katkısı “sonat” formunu gelişti rmesidir. Sonat formu derin ve
            dinamik yapısı ile müzik sanatı nın en büyük başarılarından biridir.

                Viyana Okulunun öncü bestecileri; Georg Matt hias Monn (Geog Mati yas Mon), Georg Chiristoph Wagenseil (Geog
            Kıristof Vaygınzayıl), Florian Leopold Gassman (Fıloriyan Leopol Gasmın) ve Michael Haydn’dır (Mişel Haydın). Viyana’ya
            özgü lirik tarzları ile bilinen bu öncü bestecilerin çalışmalarını gelişti rerek daha ileri taşıyanlar ise Joseph Haydn, Wolfgang
            Amadeus Mozart ve Ludwig van Beethoven olmuştur. Viyana Okulunun en önemli bestecileri olan bu sanatçılar “Viyana
            Klasikleri” olarak müzik tarihine isimlerini altı n harfl erle yazdırmışlardır. 18. yüzyılda Avrupa’da müzik sanatı nın yaratı cı gü-
            cünü temsil etmiş ve klasik müziğin sınırlarını genişleterek Viyana’yı müziğin başkenti  hâline geti rmişlerdir. Bu sebepledir
            ki müzikte Klasik Dönem söz konusu olduğunda akla ilk gelen isimler bu bestecilerdir.

                Haydn, müzikte yeni sti l ve biçim arayışının yaşandığı Klasik Dönem’in ilk zamanlarında minör tonlarda eserler bes-
            telemişti r. “Veda Senfonisi” ve “Güneş Kuartetleri (Op.20)” adlı eserlerini bu dönemde yazmıştı r. Besteciliğinin gelişim
            evresinde yazdığı “Sabah”, “Öğle”, “Akşam” gibi senfoniler ile klasik müziğe yeni bir ruh katmıştı r. Senfonilerinde 3. bölüm
            olarak “menuet”i kullanmıştı r. Aslında zarif bir saray dansı olan menuet, Haydn’ın müziğinde hızlı tempolu senfonik bir
            bölüme dönüşmüştür.
                1794 yılında Peter Solomon (Pitı r Salımın) bir dizi konser vermesi için Haydn’ı Londra’ya davet etmişti r. Haydn’ın
            “Londra Senfonileri (No.93-104)” adını verdiği 12 senfonisi bu dönemin ürünleridir. Bu senfonilerden biri olan “Sürpriz
            Senfoni”, yavaş bölümünde uyuyakalan seyircileri uyandırmak için aniden vurulan davul sesiyle ünlenmişti r. Bir başka
            senfoni, ikinci bölümündeki ti k tak temposu sebebiyle “Saat Senfonisi” olarak adlandırılmıştı r. “Mucize Senfonisi” ise ilk
            seslendirildiğinde salonun ortasına düşen avizenin kimseye zarar vermemesinden dolayı bu adı almıştı r. Londra turnesinin
            ardından 1795 yılında tekrar Viyana’ya dönen Haydn artı k uluslararası düzeyde tanınan bir sanatçı olmuştur.  1796 ila 1802
            yılları arasında Prens II. Nicolas (Nikolas) için 6 missa bestelemişti r. Yine aynı dönemde müzik tarihinde bir başyapıt olan
            “Yaratı lış Oratoryosu”nu yazmıştı r. James Thomson’un (Ceyms Tamsın) “Mevsimler” şiiri üzerine bestelediği “Mevsimler
            Oratoryosu” bestecinin en önemli eserlerinden biridir.
                Mozart’ın yapıtları ilk kez 1764 yılında Paris’te yayımlanmıştı r. Yayımlanan ilk eseri, “Klavye ve Keman için 4 Sonat”
            olmuştur. Her türde eser besteleyen Mozart’ın temel tutkusu operadır. Mozart, yaşamı boyunca opera sanatı nın tüm
            çeşitlerinde örnekler vermişti r. Dinsel oratoryolardan pastoral dramlara, komik operadan ciddi operaya kadar birçok eser
            üretmişti r.
                Mozart, Aydınlanma felsefesinin sanatsal ilkelerini müziğe en iyi şekilde yansıtmış ve Klasik Dönem’in en gözde besteci-
            si olmuştur. Klasik Dönem’e ait tüm müzik formlarını eşsiz güzellikteki eserleriyle kusursuzluğa ulaştı rmıştı r. Opera sanatı na
            yeni bir boyut kazandırmasının yanı sıra konçerto formunu o güne kadar hiç olmadığı ölçüde gelişti rmişti r. Eserlerinde ez-
            gisel ayrıntı ları özenle işleyen Mozart çok çalışkan bir bestecidir. Genellikle sabah erken saatlerde çalışmaya başlamış, geç
            saatlere kadar devam etmişti r. Kısa süren yaşamına 600’den fazla eser sığdırmış ve insanlığa büyük bir hazine bırakmıştı r.

                Beethoven, besteciliğinin ilk yıllarında (1795-1802) klasik yapıda eserler bestelemişti r.  Beethoven’ın bu dönem eser-
            lerinin en belirgin özelliği, eserlerinde yoğun olarak hissedilen Haydn ve Mozart etkisidir. Bestecinin ilk piyano sonatları ile
            oda müziği eserleri tamamen Haydn ve Mozart’ın çizgisindedir. Önemli eserleri arasında yer alan “İsa Zeyti n Dağı’nda” adlı
            oratoryosu ve “Prometheus’un (Prometyus) Yaratı kları” adlı balesi, bestecinin ilk dönem eserlerindendir.
                1803 ila 1816 yılları Beethoven’ın orta yaş dönemidir ve bu dönem, besteciliğinin en verimli yılları olmuştur. Bu dö-
            nemde Haydn ve Mozart’ın etkisinden uzaklaşan besteci, kendine has bir müzik dili gelişti rmeye başlamıştı r. Besteciliğinin
            bu evresine ait ünlü eserleri; “Eroika (Eroyka) Senfonisi”, “Fidelio (Fidelyo) Operası”, “Waldstein” (Valdşıtanyn) ve “Apassi-
            onata”dır (Apassiyonaya).
                1816 ila 1827 yıllarında bestecilikte olgunluğa ulaşan Beethoven artı k dramati k ögelerden uzak, tamamen içe dönük
            yapıtlar bestelemeye başlamıştı r. Bu dönemin ilk eserleri “Op.98” eser numaralı şarkılardır. Besteci, “Op.101” ve “Op.106”
            eser numaralı piyano sonatlarında da içe dönük imgeleri ifade etmişti r. Piyano için yazdığı “Diabelli Çeşitlemeleri” ile tema
            ve çeşitleme tekniğine yenilikler geti rmişti r. Son dönemde bestelediği oda müziği yapıtlarında 3 veya 4 bölümle sınırlı
            kalmamış, çeşitleme ve füg tekniğine yer vererek bu alanda da yenilik yapmıştı r. Piyano için bestelediği “Hammerklavier”
            (Hamakılavya) ve “Missa Solemnis” adlı eserlerinde derin düşünce dünyasını yansıtmıştı r. Ünlü “9. Senfoni” adlı eserinde
            ise Schiller’in (Şiller) “Neşeye Övgü” başlıklı şiirinden etkilenerek uluslararası kardeşlik duygusunu coşkuyla vurgulamıştı r.





                                                                                                 KLASİK DÖNEM  73
   70   71   72   73   74   75   76   77   78   79   80