Page 74 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 74

5. ÜNİTE




                       ARAŞTIR-PAYLAŞ

                 Klasik Dönem’in gelişim evrelerine örnek eserler araştı rınız ve bu eserleri sınıf ortamında dinleyiniz. Dinlediği-
              niz eserler ile ilgili düşüncelerinizi paylaşınız.




                       BİLGİ NOTU

                 “Klasik” kelimesinin kökeni Lati nce “classicus” [kılasikus (sınıfsal, birinci sınıf, seçkin)] ve Fransızca “classique” [ki-
              lasik (üst sınıfa ait, seçkin, Anti k Çağ yazarlarına özgü)] sözcüklerine dayanmaktadır. Türk Dil Kurumuna göre “klasik”
              sözcüğü “üzerinden çok zaman geçti ği hâlde değerini yiti rmeyen, türünde örnek olarak gösterilen eser”, “alışılmış”
              ve “sanatt a kuralcılık” anlamları taşımaktadır. Klasik sözcüğü “tartı şılmaz niteliklere sahip eserler ve bu eserlerin
              mimarları” için de kullanılmaktadır. Bu anlamlar çerçevesinde Klasik Dönem müziği, yüzyıllar boyunca değerini kay-
              betmeyen müziklerin bestelendiği dönem olması açısından önem taşımaktadır.


                5.1.2. Klasik Dönem Müziğine Yön Veren Önemli Sanat Merkezleri

                18. yüzyıl ortalarında Avrupa’da klasik müziğin gelişimini sağlayan üç önemli sanat merkezi vardır. Bu sanat merkez-
            leri Berlin Okulu, Mannheim Okulu ve Viyana Okuludur. Aynı zamanda birer ekol olma özelliği sergileyen bu okullar, klasik
            müziğin tüm özelliklerini belirlemişti r. Bu okullarda yeti şen müzisyenler, geti rdikleri yenilikler ve besteledikleri yapıtlarla
            müzik sanatı nı evrensel bir boyuta taşımıştı r.

                Berlin Okulu: Kendisi de besteci olan Kral Büyük Friedrich (Fridrih), Berlin’deki bestecileri kendi çevresinde toplamış
            ve Klasik Dönem’in ilk çalışmalarında bizzat yer almıştı r. Bu okulda yapılan en önemli çalışma, konçertonun gelişti rilmesi
            ve bas akorlarının geniş bir alanda özgürce kullanılması olmuştur. Ayrıca yeni icat edilen piyano, Johann Christi an Bach
            (Yohan Kıristi yan Bah) tarafı ndan verilen konser ile halka tanıtı lmıştı r. Carl Philipp Emanuel Bach, Johann Christi an Bach
            ve Johann Gott liep Graun (Yohan Gatlip Gaun) Berlin Okulunun en önemli bestecileridir.

                Mannheim Okulu: Almanya’nın güneybatı sındaki Pa-
            lati na eyaleti nin valisi olan Carl Theodor (Karl Teodor) bü-
            yük bir müzik tutkunudur. Yörenin merkezi olan Mannhe-
            im’de dönemin en ünlü besteci ve yorumcularını bir araya
            geti rmişti r. Müzik tarihinde Mannheim Okulu olarak anı-
            lan ekol, bu çevrenin yaptı ğı çalışmalarla oluşmuştur.

                Mannheim Orkestrası, Bohemyalı besteci ve keman
            sanatçısı Johann Stamitz tarafı ndan kurulmuştur. Mann-
            heim Orkestrası’nın yöneti ciliğini ve başkemancılığını ya-
            pan Stamitz, diğer orkestra üyelerini seçmekle de görev-
            lendirilmişti r. Stamitz’in liderliğinde yapılan çalışmalarla
            senfoni biçimi Klasik Dönem’in tüm bestecilerine örnek
            olacak derecede gelişmişti r. Bu orkestranın çalışmaların-
            da çalgıların tı nı ve nüansları ile ilgili konulara da önem
            verilmişti r. Ses özellikleri bilimsel temellere dayandırıla-
            rak düzenli ve dengeli bir orkestra geleneği oluşturulmuş-
            tur. Tüm Avrupa’da ses gürlüğündeki ustalığıyla ünlenen
            Manheim Orkestrası, tarihte ilk kez yaylı ve bakır üfl emeli
            çalgıları bir araya geti rmişti r. Mannheim Okulunun klasik
            müziğe  sağladığı  önemli  katkılardan  biri  de  konçertant
            senfoni biçimini gelişti rmesidir (Görsel 5.2).
                                                            Görsel 5.2: Mannhe�m Okulu





          72 TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
   69   70   71   72   73   74   75   76   77   78   79