Page 17 - TÜRK SANAT MÜZİĞİ KORO 12
P. 17

1.2.   Koro Kültürü



                    Türk Müziğinde Geçmişten Günümüze Solo ve Toplu Söyleme Uygulamaları

                    Bugün, “ses eğitimi” denildiğinde aklımıza iki tür eğitim gelmektedir. Bunlardan ilki; seslerin tek tek eğitilmesi
            (solo), ikincisi de seslerin bir arada ve toplu bir biçimde eğitilmesidir. Solo ses eğitimi, doğuştan yetenekli ve eğitime elve-
            rişli kişilere uygulanır. Bu kişiler, uzun süren bir eğitimin sonunda “solist” olurlar. Genel anlamda solistler; tek çalgı, çalgı
            toplulukları ya da ses toplulukları eşliğinde, tek ses için yazılmış yapıtları yorumlar, yaptıkları göreve göre de “opera solisti,
            konser artisti” gibi isimler alırlar (Görsel 1.2).
                    Toplu ses eğitiminin genel amacı; bir topluluğa uygulanan bireysel ve grup çalışmalarıyla birlikte şarkı söylemeye
            elverişli, o ülkede konuşulan ana dilin özelliklerini içeren, yumuşak, etkili ve kaynaşabilen bir tek sesin elde edilmesidir.
                    Eski dönemlerin hâfız ve ses sanatçıları, Batı tekniğine göre ses eğitimi almadıkları hâlde usta-çırak ilişkisiyle
            kendilerine iyi örnek olmuş kişilerce yetiştirilmişlerdir ve o dönemin mûsikî zevkine hitap ederek ünlü olmuşlardır. Türk mü-
            ziği eğitiminde, çırağın ustasını dinlemesine dayanan ve ustanın devamlı kontrolünü gerektiren “usta-çırak ilişkisi” oldukça
            önemlidir. Türk müziği icrasında değişik üslup ve tavırlar ile nota dışı az veya çok süsleme geleneği de vardır. Notada ya-
            zılmadığı hâlde icrada mevcut bazı müzikal özellikleri öğrenebilmenin tek yolu, alanında çok iyi olan icracıları dinlemektir.
            “Hâfız Osman Efendi, Hâfız Sâmi Efendi, Hâfız Burhan ve Sâdettin Kaynak” dönemlerinde ses icrâsını mükemmel şekilde
            kullanmış sanatçılardan bazılarıdır.
                    Türk müziğinde toplu söyleme icrası; Osmanlı Devleti’nin kurulmasıyla oldukça uygun ortamlara ve gelişim im-
            kânlarına kavuşmuş, çeşitli kurumlar bünyesinde de eğitim sistemini oluşturmuştur. Devletin de desteğiyle dinî ya da din dışı
            müzik eğitimi veren ve müzik icra eden çeşitli kurumların tesis edilmesi, müzik icrasının gelişmesinde ve müzik eğitim sis-
            teminin oluşmasında etkin bir rol oynamıştır. Osmanlı Devleti’nde Türk müziği icrası yapan ve müzik eğitimi veren başlıca
            kurumlar: saray, mehterhâne, mevlevihâne ve özel meşkhânelerdir.
                    Türk müziğinde ilk koro yönetimi; Santuri Miralay Hilmi Bey’in “Mızıka-i Hümayun” bünyesinde kurulan “Fasl-ı
            Cedid” heyetini elinde bageti ile yönetmesiyle başlamıştır. 1950’li yıllarda, devlet kurumları bünyesinde kurulan koroların yanı
            sıra çeşitli mûsiki cemiyetlerinin çatısı altında da koroların kurulduğu görülmektedir. Bu cemiyetlerin başında Darüttalim-i
            Mûsiki, Şark Mûsiki, Darülfeyz-i Mûsiki, Üsküdar Mûsiki Cemiyeti ve İleri Türk Mûsikisi Konservatuarı Derneği gelir.
            İstanbul Üniversitesi Korosu ve Belediye İcra Heyetinden sonra, halk tabanlı korolar arasında yer alan Emin Ongan’ın
                                                                   öğrencisi bestekâr Erdinç Çelikkol yönetimindeki Bursa
                                                                   Büyükşehir Belediye Konservatuarı Korosunu da anmak
                                                                   yerinde  olacaktır.  1975  yılında  ise  Kültür  Bakanlığı
                                                                   tarafından “İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu”
                                                                   kurulmuştur.
                                                                      Radyolarda Mesut Cemil ile başlayan düzenli koro-
                                                                   ların sayısı, çeşitli kurumların bünyesinde hızla artmıştır.
                                                                   Bunun sonucunda, koroların kadroları da zaman geçtik-
                                                                   çe daha kalabalık bir hâle gelmiştir. Bu korolar zamanla
                                                                   başka şehirlerde de kurulmuştur. Ülkemizde çeşitli cemi-
                                                                   yet ve dernek koroları, belediye konservatuarları korola-
                                                                   rı, üniversite koroları ve çeşitli eğitim kurumları bünye-
                                                                   sindeki korolar faaliyetlerine hâlâ devam etmektedir.

                                                                      Kaynakça:  “Öğr.  Gör.  Faruk  YILDIRIM,  Erciyes
                                                                   Üniversitesi,  Sosyal  Bilimler  Enstitüsü  Dergisi  30  (1)
                                                                   s.129-143, 2011.” (Kısaltılmış ve düzenlenmiştir.)
            Görsel 1.2: Kültür ve Turizm Bakanlığı Bursa Devlet Klasik Türk
                           Müziği Korosu, ses sanatçısı






                              Ders Dışı Etkinlik




                      Yaşadığınız şehirdeki Türk sanat müziği korolarından birinin konserine gidiniz. Koristleri ve şefi gözlemleyerek
               izlenimlerinizi sınıf arkadaşlarınızla paylaşınız.




 Ses Eğitimi Uygulamaları ve Koro Kültürü                               Ses Eğitimi Uygulamaları ve Koro Kültürü  15
   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22