Page 19 - Osmanlı Türkçesi 3
P. 19
18 BİRİNCİ ÜNİTE
Yorumlayalım
Son üç yıl içinde yolumuz Karacaahmet’e öyle saplandı ki bir bıçak gibi. Yeni
yol; selvi, mezar, mezar taşı, demir parmaklık, çiçek, fidan demeden tümünün
köküne kibrit suyu sıkmış. Benim bu mezarlıkta yatan can ciğer arkadaşlarım
vardı. Belki her Allah’ın günü dört tekerleğimle onları dört defa çiğniyorum.
Taşları nerede, başları nerede, elleri avuçları nerede? Sen gel de Kağızmanlı
Hıfzı’nın ağıtını unut:
“Kaldırsam ayağa kalkamaz mısın?
Uzatsam elimi tutamaz mısın?
Ses ver telli turnam kolların hani?”
Bundan elli yıl önce işlenmiş mezar taşlarının, daha eskilerin, müzelerde ra-
hatça yer alacak taşların bugün ne hâlde olduğunu biliyor musunuz? Dün-
yanın hiçbir yerinde böylesine bir kadir kıymet bilmezlik örneğine rastlayan
varsa parmak kaldırsın. On yıldır bitmeyen stadyumun kuyruk sokumunda, Salı
Pazarı’nın kurulduğu alanın yanı başında mezar taşları vardır. Bunların ortasın-
dan geçen yol buğday tarlasına dalan tırpan misali taşları silip süpürmüştür.
Hangi kitaba sığar bu?
Siz bu dolaylarda toprağa batmış, diri diri gömülmüş, silinmeye yüz tutmuş,
paramparça taşları görmedikçe ne desem nafile. Ama şunu bağıra bağıra
söylemek istiyorum:
Geçmişine böylesine boş veren bir millet gelecekten ne bekleyebilir?
B. R. Eyüboğlu, Bir Değer Bilmezlik Örneği
(Hüseyin Kutlu, Kaybolan Medeniyetimiz)
• Bu parçada yazar neden yakınmaktadır? Belirtiniz.
• Parçada anlatılanlardan yola çıkarak Osmanlı Türkçesiyle yazılmış kültür
varlıklarına ilişkin hangi sonuçlara ulaşabiliriz?

