Page 21 - Osmanlı Türkçesi 3
P. 21
20 BİRİNCİ ÜNİTE
Okuyalım
HAT SANATININ TARİHÎ GELİŞİMİ
Hat, “yazmak, çizmek; kazımak; alamet koymak” anlamlarında Arapça
bir kelimedir. Hat sanatı veya hüsnühat, Arap harflerinin belirli ölçülerle estetik
şekillerde yazılmasına denilmektedir.
Yusuf Bilen
Araplarda yazının sanat olarak gelişmesi İslamiyet ile başlamıştır. İslam
dinini kabul eden diğer milletler de Kur’an yazısından dolayı Arap harflerini
benimsemişler ve kendi dillerini bu harflerle yazıya geçirmişlerdir. Müslüman
milletlerin bu şekilde aynı harfleri kullanmaları ve bu harflerin gelişmesine katkı
sağlamaları, bu yazının “İslam yazısı” olarak da anılmasına neden olmuştur.
Ayrıca hat sanatının gelişmesinde de bütün İslam milletlerinin katkısı olması
hasebiyle bu sanata “İslam sanatı” da denilmiştir.
İslam’dan önceki dönemde basit olan Hîrî tarz hat kullanılırdı. İslamiyet’in do-
ğuşu ile Kur’anı Kerim’in yazımındaki hassasiyet ile Emeviler Devri’nde meşk tarzı
yazıdan zamanla yeni hat
çeşitleri doğmaya başla-
mıştır. Meşke uygun kalem
ağızlarının hangi ölçüde ol-
ması gerektiği tespit edilmiştir.
Abbasiler Devri’nde ilim ve
sanat faaliyetlerinin artma-
sıyla yazı ve hattatlık daha
da önemli bir hâle gelmiştir.
VIII. yüzyılın sonlarından
iti baren hat sanatında öl-
çüler belirmeye başlamış,

