Page 11 - Türk Dili ve Edebiyatı 12 | 2.Ünite
P. 11
HİKÂYE
METİN VE TÜRLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR
Okuduğunuz hikâye, Cumhuriyet Dönemi yazarlarından Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken adlı ki-
tabından alınmıştır. Oğuz Atay, hikâye ve romanlarında gerçekçi bir bakış açısını benimsemiş; eleşti-
risini çağın gerçeklerine yönelten bir üslup kullanmıştır. Bu hikâyesinde de yazar; anlatıcının duygu
ve düşünce dünyasını, yaşadığı zorlukları iç konuşma tekniği ile vererek dönemin şartlarını eleştir-
miştir.
Cumhuriyet Dönemi hikâyeciliğinde, özellikle 1960 sonrasında, artık geleneksel anlatımın dışında
gelişen bir sanat anlayışı ortaya çıkmıştır. Bu dönemde bir yandan toplumcu gerçekçilik gelişirken bir
yandan da yazarlar, toplumsal sorunların getirdiği tedirginlik ve bunalımları Demiryolu Hikâyecileri adlı
metinde de olduğu gibi psikolojik çözümlemelerle okuyucuya yansıtmışlardır. Bu dönemden sonra-
ki hikâye yazarlarının değişmeyen ortak özellikleri, alışılagelmiş tema ve kurgulardan sıyrılarak yeni
arayışlara yönelmeleridir. Yeni ifade yolları arayan ve farklı teknikleri eserlerinde kullanmaya çalışan
sanatçılar, edebiyatta modernist anlayışla ürünlerini vermeye başlamışlardır.
Modernist eğilim taşıyan eserler, toplumla beraber bireyi de önemsemiştir. Bireyin iç dünyasının
karmaşıklığından hareketle gerçekliğe ulaşmaya çalışan bu anlayışın izlerini, Oğuz Atay’ın Demiryo-
lu Hikâyecileri adlı hikâyesinde de görmek mümkündür. Yazar, okuduğunuz hikâyenin temelinde yer
alan üç hikâyeciden biri olan anlatıcının, içinde bulunduğu sıkıntılı ve karmaşık durumdan yola çıka-
rak dönemin toplumsal şartlarını eleştirel bir bakış açısıyla vermiştir.
Modernizmi esas alan eserlerde dil ve anlatımda geleneksel tekniklerin dışına çıkılarak bilinç akı-
şı, iç konuşma, geriye dönüş gibi anlatım tekniklerine yer verilmiştir. Klasik eserlerde temel alınan
olay, karakter, çevre unsurları önemsizleştirilmiş; simge, imge, bakış açısı, ironi, çağrışım önem ka-
zanmıştır. Bu anlayışta yazılan eserlerde insanlar, duygu ve düşünceleriyle karmaşık ve çok yönlü bir
varlık olarak görülür. Modern yaşamdaki bireyin bunalımı, toplumla çatışması, yalnızlığı, huzursuz-
luğu, topluma yabancılaşmasının anlatıldığı bu eserlerde sıradan bir zaman akışı kullanılmaz; eser-
deki kişi veya kişiler aynı zaman dilimi içinde değişik zaman dilimlerini yaşar.
Türk edebiyatında Ferit Edgü, Bilge Karasu, Orhan Pamuk, Adalet Ağaoğlu, Nezihe Meriç, Pınar
Kür, Latife Tekin, Yusuf Atılgan gibi sanatçıların eserlerinde modernizmin izleri görülür.
METNİ ANLAMA VE ÇÖZÜMLEME
1. Okuduğunuz metinde geçen “Ayrıcalıklı bir durumda olmalıydık.”, “Ayrıca sık sık karartma yapılı-
yor, istasyonun ölgün ışıkları eserlerimizi büsbütün aydınlatmaz oluyordu.” cümlelerinde altı çi-
zili kelimelerin anlamlarını kullanıldıkları cümlenin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tah-
minlerinizi TDK’nin Türkçe Sözlük’ünden kontrol ediniz.
2. Okuduğunuz metinde anlatıcı, istasyon şefinin “memur hikâyeciler” ya da “esnaf hikâyeciler” ifa-
desini kullanmasına neden itiraz etmiştir?
3. Okuduğunuz metinde anlatıcının, yeteneklerinin körelmesine neden olan ve daha iyi yazmasını
engelleyen koşullar nelerdir?
4. Metnin son cümlesi, yazarın okurdan beklentileri hakkında size neler düşündürmektedir?
5. Metnin temel çatışmasını tespit ediniz. Tespitinizden hereketle metnin tema ve konusunu söyle-
yiniz.
6. Okuduğunuz metinde kahramanların kimler olduğunu belirtiniz. Bu kahramanların, olay örgüsü-
nün gelişimindeki işlevlerini söyleyiniz.
7. Okuduğunuz metinde zaman ve mekân unsurlarının özelliklerini belirleyiniz.
8. Okuduğunuz metinde anlatıcının kim olduğunu belirterek metnin hangi bakış açısıyla yazıldığını
gösteren cümlelere örnekler veriniz.
45