Page 114 - ESTETİK 11
P. 114
Okuma Parçası
‘‘ GENELLİKLE DEĞER VE ESTETİK DEĞER
İnsan bir nesneler evreni içinde yaşar, bu nesnelerle çeşitli il-
giler içinde bulunur. Bu ilgilerin en başında, nesneleri tanıma
ve onları bilme ilgisi gelir. Üzerinde yazı yazdığım şu masayı bi-
lirim, okuduğum şu kitabı bilirim, şu sokağı, şu evi, şu ağacı, şu
yıldızı, şu gökyüzünü bilirim. Bütün bu bilgileri bana sağlayan
bir bilince sahibim. Bu bilinç, nesnelere yönelir, onları algılar,
onları bir bilinç korelasyonu ya da bir obje durumuna yüksel-
tir. Bir bilinç ya da bir süje ile bir obje arasında kurulmuş olan
böyle bir ilgiye bilgi adı verilir. İnsan, bilinç sahibi bir varlık, bir
süje olarak bilen bir varlıktır.
İnsan yalnız bilen bir varlık değildir, bu bilgisinin nesnelere,
gerçeğe uyup uymadığını soran bir varlıktır da. Bilgim, bilgi-
si olduğu nesneye uygun mudur? “Şu masadır.” diyorum, bu,
bir bilgiyi dile getirir. Acaba zihnimdeki masa tasavvuru masa
dediğim bu nesneye uygun mudur? Bunlar arasında bir uyum
var mıdır? Eğer zihnimdeki masa tasavvuru benim dışımdaki
gerçek masaya uygunsa o zaman böyle bir bilgiye doğru bilgi
denir. Doğruluk (hakikat), bizim objeye yüklediğimiz bir de-
ğerdir, bir bilgisel-mantıksal değerdir.
Öbür yandan, insan yalnız bilen bir varlık değil belli nesnelere
gereksinme duyan, seçenekler karşısında karar veren, seçim
yapan, kimi şeylerden hoşlanan, haz duyan bir varlıktır da.
Susayan bir insan için su, yalnız bilgisel bir obje olan bir nes-
ne değildir, aynı zamanda bir gereksinme “obje”sidir de. Bu
anlamda o, yararlı bir “obje”dir, bir “değer”dir. Yine insan se-
çenekler arasında seçim yapabilen bir varlıktır. Örneğin içgü-
düler ve akıl seçenekleri karşısında, akılsal yönde seçim yapan
bir istem (irade) varlığı olarak insan, bir ahlaksal değeri ortaya
koyar. Bu ahlaksal değer ‘iyi’ değeridir.
İnsan, nesnelerle ilgisinde onlardan hoşlanır, onlardan haz
duyar, dedik. Böyle haz duyan bir varlık olarak insan, bu hoş-
landığı, haz duyduğu şeylere bir değer yükler ve onlara “hoş”,
“güzel” ya da “yüce” der.
112

