Page 201 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 201

11. ÜNİTE




                       ARAŞTIR-PAYLAŞ


                 Aşağıda bestecileriyle birlikte verilen Türk müziği eserlerini araştı rıp dijital ortamda sunum hazırlayınız. Hazırla-
              dığınız çalışmayı sınıfı nızda öğretmen ve arkadaşlarınızla paylaşınız.

                 Çalışmanızı aşağıda verilen basamakları takip ederek yapınız.
                   •  Öğretmeninizin rehberliğinde gruplara ayrılınız.

                   •  Sunum yapmak istediğiniz eseri bestecisiyle birlikte araştı rınız.
                   •  Seçilen eserin makam ses dizisini ve usulünü çalışmanıza ekleyiniz.
                   •  Ses dosyalarını da çalışmanıza ekleyip sunumunuzu yapınız.



              Besteci                         Eseri

              Buhurizâde Mustafa Itrî         Segâh Salat-ı Ümmiye
              Neyzen Osman Dede               Segâh Saz Semâisi

              III. Selim                      Bir Nev Cevana Dil Müpteladır (Şehnaz Şarkı)
              Şakir Ağa                       Bir Dilbere Dil Düştü ki Mahbub-u Dilimdir (Ferahnak Yürük Semâi)

              İsmail Dede Efendi              Yine Bir Gülnihal (Rast Şarkı)
              Tamburi Mustafa Çavuş           Dök Zülfünü Meydana Gel (Hüseyni-Buselik Şarkı)

              Hacı Sadullah Ağa               Ah Bir Elf Çekti  Yine (Muhayyer Yürük Semâi)


                11.3.5. Türk Müziğinin Batı  Müziğine Etkileri

               “Katıksız b�r Batı kültürü yoktur. Doğu’dan alınan ögelerle zeng�nleşm�ş b�r sentez vardır ve Türkler bu senteze çok
            şey katmışlardır.”
                                                                                  Toch�ro Mayazum�
                                                                                      Japon Bestec�, Müz�kolog


               Osmanlı İmparatorluğu, 16 ve 17. yüzyıllarda siyasal ve kültürel alanda oldukça gelişmişti r. Türk kültürü, siyasi ve ti cari
            ilişkiler sayesinde Orta Avrupa'da tanınmış ve hatt a Avrupa'da “Türkomania” veya “Alla Turca” (Alla Turka) olarak adlan-
            dırılan Türk modası ortaya çıkmıştı r. Böylece Türk kültürü; şekerlemeleri, giysileri ve kumaşları, baharatları, süslemeleri,
            kahve ve kahvehaneleri ile Avrupa yaşantı sına girmişti r. 18. yüzyılın sonlarına kadar askerî, siyasi, sosyal ve kültürel alan-
            larda etkili olan Türk modası klasik Batı  müziğini de etkilemişti r.
               Avrupalılar, Türk müziğini 1683 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun II. Viyana Kuşatması sı-
            rasında mehter vasıtasıyla tanımıştı r. Türklerin diğer geleneksel müzikleri hakkında fazla bilgisi
            olmayan Avrupa halkı, geleneksel askerî müzik olan mehter müziğini Türk müziği olarak gör-
            müştür. Mehter müziğinin etkisiyle Avrupa’daki bando gruplarında zurna, davul, nakkare, zil,
            çelik üçgen gibi çalgılar kullanılmıştı r. Ayrıca mehter müziğinde işaret çubuğu olarak kullanılan
            çevgân (Görsel 11.77), Avrupa bando topluluklarında 19. yüzyıl ortalarına kadar yer almıştı r. O
            dönemin Avrupa bando topluluklarının bazılarında mehter kıyafetlerine benzeyen kostümler
            giyildiği bilinmektedir.
               Mehter müziği; çalgıları, ritmik yapısı ve tı nılarıyla klasik Batı  müziği bestecilerini de etkile-
            mişti r. Bu etki, bestecilerin Türk müziğinden esinlenerek besteledikleri eserlerin ritmik yapısında
            belirgin şekilde hissedilmişti r. Eser melodik yapıda ise melodik minör ve artı k ikili aralıklar kullanı-
            larak oryantalizm etkisi oluşturulmaya çalışılmıştı r. Ayrıca bu eserlerin icra edildiği orkestralarda
            Türk müziği etkisi yaratmak amacıyla ti mpani, zil, çelik üçgen gibi vurmalı çalgılar kullanılmıştı r.  Görsel 11.77: Çevgân



                                                                                             TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ  199
   196   197   198   199   200   201   202   203   204   205   206