Page 206 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 206

11. ÜNİTE




                       SIRA SENDE


                 Bestecileriyle birlikte verilen eserleri armoni, melodi ve riti m özelliklerine dikkat ederek dinleyiniz. Eserlerde
              tespit etti  ğiniz Türk müziği unsurlarını öğretmen ve arkadaşlarınızla sınıf ortamında paylaşınız.

               Besteci                      Eseri
               Sultan Abdülaziz             Hicaz Mandıra

               Sultan V. Murad              Mi Bemol Majör Vals
               Sultan II. Mahmut            Söylemez miydim Sana
               Sultan III. Selim            Pesendide Peşrev
               Giuseppe Donizetti           Polonez
               Callisto Guatelli            Osmanlı Sergi Marşı



               Batı  Müziğinin Türk Müziğine Etkileri

               Osmanlı Devleti ’nin Batı lılaşma sürecinde Türk müziği, klasik Batı  müziğinden etkilenmeye başlamıştı r. Türk müziğiyle
            Batı  müziği unsurlarının birleşti ği sentez bir tür ortaya çıkmış ve geleneksel Türk müziği bestecilerinin eserlerinde Batı
            müziği etkileri görülmüştür.

               Osmanlı Sarayı’nda Batı  müziği etkileri devam ederken saray dışında da bazı girişimlerde bulunulmuştur. Beyoğlu
            semti nde Naum Tiyatrosu, Gedikpaşa Tiyatrosu (Osmanlı Tiyatrosu) ve Fransız Tiyatrosu açılmış; bu ti yatrolarda opera ve
            operetler sergilenmişti r. 19. yüzyılın iki ve üçüncü çeyreğinde İstanbul’un yanı sıra İzmir, Selanik gibi büyük şehirlerde de
            opera gösterileri yapılmıştı r. Türk halkının ilgisini çekmek için Batı lı eserlerin librett oları Türkçeye çevrilmişti r. Ancak bu
            dönemde Batı  müziği eserlerine duyulan ilgi toplumun geneline yayılmamıştı r.
               18. yüzyıl Türk müziğinde yaygın olarak Hamparsum nota yazısı kullanılmıştı r. 1827 yılında Muzıka-yi Hümâyunun
            başına geti rilen Guiseppe Donizetti   ise Türk müziğinde Batı  müziği nota yazısını kullanmıştı r. Ancak Türk müziğinin ma-
            kamsal yapısının Batı  müziğinin tonal yapısından farklı olması nedeniyle Türk müziği eserlerinin Batı  müziği nota yazısına
            aktarımında bazı aksaklıklar oluşmuştur. Bu aksaklıkların giderilmesi için Türk müziğine özgü yeni simgeler ve işaretler
            gelişti rilerek Türk müziğinin makamsal yapısına uygun bir nota yazım sistemi gelişti rilmişti r. Gelişti rilen bu nota yazım
            sistemi sayesinde birçok eserin günümüze ulaşması sağlanmıştı r.

               19. yüzyılın son çeyreğinde ti yatro müziklerinde bazı değişimler yaşanmıştı r. Sahne sanatlarında alaturka (Türk usulü)
            müzik etkili olmaya başlamış, tuluat gösterilerinin bir parçası olarak “kanto” türü ortaya çıkmıştı r. Kolay ve tekrar edile-
            bilir melodiler üzerine kurulan, Türk müziğinin ritmik ve melodik ögelerini barındıran sentez bir tür olan kanto, günlük
            konuları işlemişti r. Kantolar, sanatçıların şarkı söyleyip dans etti  ği bir gösteri niteliği taşımıştı r.

               19.  yüzyıl  sonlarında  ilk  yerli  operetler  bestelenerek
            sahneye  taşınmıştı r.  İlk  Türkçe  operetleri  yazan  Dikran
            Çuhaciyan, eserlerinde Türk makamlarından ve çeşitli ge-
            leneksel unsurlardan faydalanmıştı r. Çuhaciyan’ın operet-
            leri, Türk ve Batı  müziği sentezi olarak değerlendirilen ilk
            eserler arasında yer almıştı r (Görsel 11.86).

               Meşruti yet’in  ilanına  kadar  alaturka  müzik  daha  çok
            kanto ve operetlerle kendini göstermiş, sonrasında Batı  mü-
            zik tarzında konserler verilmeye başlanmıştı r. Bu dönemde
            Müslüman  nüfus  alaturka  müziğe  ilgi  duymuş,  kadınların
            da katı lımıyla konserlerin dinleyici sayısı giderek artmıştı r.  Görsel 11.86: “Leblec� Hor Hor Ağa” operet� af�ş�








        204 TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
   201   202   203   204   205   206   207   208   209   210   211