Page 209 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 209

11. ÜNİTE


                Neyzen Aziz Dede (1840-1905)

                İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğan Neyzen Aziz Dede, gençlik yıllarında Mısır'a
            giderek Kahire Mevlevîhanesinde müzik ve ney eğiti mi görmüştür. Buradan Gelibo-
            lu’daki  mevlevîhaneye  döndüğü  dönemde  eğiti mini  tamamlamış  ve  “dede”  ünvanı
            almıştı r. Hayatı nın geri kalanını Üsküdar’da geçiren Neyzen Aziz Dede, Türk sanat mü-
            ziğinin en önemli neyzenlerinden biri olarak tanınmıştı r (Görsel 11.91). Besteciliğinin
            yanı sıra icra yeteneğiyle de öne çıkmış, aynı zamanda Rauf Yektâ Bey ve Santuri Ziya
            Bey gibi değerli bestecilerin hocası olmuştur. Neyzen Aziz Dede’nin 1 peşrevi ve 6 saz
            semâisi günümüze ulaşabilmişti r.
                Başlıca Eserleri
                •  Uşşak Saz Semâi    •  Hicaz Peşrev
                •  Saba Saz Semâisi    •  Yegâh Saz Semâisi    •  Suzinak Saz Semâisi
                                                                                   Görsel 11.91: Neyzen Az�z Dede
                Tanbûrî Cemil Bey (1873-1916)

                İstanbul’da dünyaya gelen Tanbûrî Cemil Bey, müziksever bir ailenin rehberliği sa-
            yesinde müzikle iç içe büyümüştür (Görsel 11.92). Fransızcayı iyi derecede konuşan
            Tanbûrî Cemil Bey, Kemançi Aleksan’dan Hamparsum notası ve Batı  müziği notası öğ-
            renmişti r. Birçok çalgıyı ustalıkla çalmasına rağmen en çok tambur ve klasik kemençeye
            ilgi göstermiş, tambur çalma konusunda yenilikçi bir yaklaşım sergilemişti r. Türk müziği
            tarihinde tambur virtüözü olarak kabul edilen Tanbûrî Cemil Bey, tambur metodu ile
            klasik kemençe metodu yazmış ancak bu çalışmalar günümüze ulaşmamıştı r. “Rehber
            Musiki” isimli nazariyat kitabında bir ilki gerçekleşti rerek Türk müziği ile Batı  müziğini
            karşılaştı rmalı olarak ele almıştı r. Batı  müziğini tanımak için Beyoğlu’nda sergilenen
            opera ve operet gösterilerine ilgi gösteren Tanbûrî Cemil Bey, müziğin her türünden
            ilham almıştı r.
                Başlıca Eserleri                                                   Görsel 11.92: Tanbûrî Cem�l Bey
                •  Muhayyer Saz Semâisi    •  Çeçen Kızı (Hüseyni Oyun Havası)
                •  Hicazkâr Saz Semâisi       •  Kürdilihicazkâr Peşrev
                •  Nikriz Longa             •  Ferahfeza Saz Semâisi
                •  Şedaraban Saz Semâisi    •  Mahur Peşrev
                •  Hicazkâr Peşrev          •  İsfahan Saz Semâisi


                Ali Salâhî Bey (1878-1945)
                İstanbul'da dünyaya gelen Ali Salâhî Bey, çocukluğundan iti baren sesinin güzelliği
            ve müzik yeteneğiyle dikkat çekmişti r (Görsel 11.93). Başarılı bir ut icracısı olduğu için
            Udi Ali Salâh olarak da anılmıştı r. Fahri Kopuz ve Hanende Aziz Bey ile birlikte Terakkî-i
            Musiki Mektebini kurmuştur. Türk müzik tarihinde ilk ut metodunu yazan ve yayımla-
            yan kişi olarak bilinen Ali Salâhî Bey'in yaklaşık 50 eseri günümüze ulaşmıştı r.
                Başlıca Eserleri
                •  Ben Bu Sevdayı Perişan ile Dâim Yanarım (Nihavent Şarkı)
                •  Ben Gördükçe Sen Niçin Kaçarsın (Hüzzam Şarkı)
                •  Sorma Bana Söyleyemem Kalbimin Feryadını (Suzinak Şarkı)
                •  Kalbimle Güzel Günler Andım da Derinden (Suzidil Şarkı)
                •  Ben Terk Eyledin Ey Mah (Acemaşiran Şarkı)
                •  Gönlümde Vardır Bir Yeniden Sevda (Şedaraban Şarkı)             Görsel 11.93: Al� Salâhî Bey
                •  Sakladım Efganımı Ağyareden (Sedaraban Şarkı)
                •  Dil Sevda Sen Bir Kere Görüp Ey Gonca Femim (Hicazkâr Şarkı)







                                                                                             TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ  207
   204   205   206   207   208   209   210   211   212   213   214