Page 207 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 207
11. ÜNİTE
Alaturka müzik türünde şarkı-i cedit (yeni şarkı) ve faslı cedit türleri ortaya çıkmıştı r. Avrupa'da popüler olan lied biçi-
mine karşılık gelen şarkı-i ceditler, geleneksel Türk müziği şarkılarına piyano eşliği yazılmasıyla veya doğrudan Batı müziği
formunda besteler yapılmasıyla oluşmuştur. Faslı cedit ise bu yeni şarkıların çalgı ve ses topluluklarıyla seslendirilmesidir.
Klasik Batı müziğindeki gibi şefl er tarafı ndan yöneti len faslı ceditler; şarkı-i cedit başta olmak üzere peşrev, saz semâisi,
longa, sirto, köçekçe, oyun havası, marş gibi müzik biçimlerinde eserler icra etmişti r. Bu eserler genellikle klasik Batı mü-
ziğindeki majör ve minör modlara benzeyen makamlardan oluşmuştur. Faslı ceditt e Türk müziği çalgılarıyla beraber Batı
müziği çalgıları da kullanılmıştı r. Bu türde kullanılan başlıca çalgılar; lavta, viyolonsel, gitar, keman, kastanyet, trombon,
ut, ney, dümbelek ve zildir.
Görsel 11.87: Kanto sanatçıları
19. yüzyıl klasik Batı müziğinde büyük müzik formları yerine mazurka, vals ve noktürn gibi daha küçük ve hafi f for-
malar tercih edilmişti r. Bu dönemin geleneksel Türk müziği de bu akımdan etkilenmiş ve besteciler tarafı ndan küçük
formlarda eserler bestelenmişti r. Uzun terennümlü, bol tekrarlı, ağır kârların yerine kısa terennümlü, kârçe ve kâr-ı nev
(yeni moda eser) gibi müzik biçimleri tercih edilmişti r.
Batı müziğinin sıklıkla kullanılan formlarından lied, Türk sanat müziği bestecilerini de etkilemişti r. 19. yüzyılın ikinci yarı-
sından iti baren beste ve yürük semâi gibi daha ağır biçimlerin yerine şarkı biçimi kullanılmaya başlanmıştı r. İki beste ve bir
semadan oluşan klasik fasılların yerini peş peşe şarkılardan oluşan ve saz semâisi yerine longa ya da sirtolarla biti rilen halk
fasılları almıştı r. Böylelikle Avrupa kökenli longa, vals, sirto gibi biçimler geleneksel Türk müziğinde yer almaya başlamıştı r
(Görsel 11.87).
Cumhuriyet Öncesi Dönem’de Türk sanat müziği bestecilerinin makam ve usul tercihleri değişmiş, Batı müziğinin
etkisiyle majör ve minör modalitelere benzeyen makamlarda eserler bestelenmişti r. Eserlerin ritmik yapısında darbeyn
usullerin yerine sema ve düyek gibi usuller de kullanılmıştı r. III. Selim tarafı ndan icat edilen suzidil makamı, majör dizilere
benzemesiyle dikkat çekmişti r. Giuseppe Donizetti ’nin “Mahmudiye Marşı”, “Mecidiye Marşı” ve “Cezayir Marşı”; Yesâri-
zade Ahmet Necip Paşa’nın “Hamidiye Marşı”; Guatelli Paşa’nın “Aziziye Marşı” ve “Marş Sultani Osmaniye” adlı eseri ile
Klarnetçi Mehmet Ali Bey’in “Plevne Marşı” bu anlayış doğrultusunda bestelenmiş ilk marş örneklerindendir.
ARAŞTIR-PAYLAŞ
Şarkı-i cedit ve faslı cedit türlerinde eserler araştı rıp dinleyiniz. Dinlediğiniz eserlerin riti m ve ezgilerindeki Türk ve
Batı müziği ögelerini belirleyerek tespitlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ 205

