Page 45 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 45

3. ÜNİTE



                1450’li yıllarda Johannes Gutenberg (Yohans Gütenberg) tarafı ndan matbaanın bulunmasıyla hem buluşların ve yeni
            düşüncelerin yayılması hem de üreti len eserlerin kitlelere ulaşması kolaylaşmıştı r (Görsel 3.2). Bu gelişme ve özgürlük or-
            tamı sayesinde Orta Çağ iklimi değişerek Rönesans’ı şekillendirecek bir nitelik kazanmıştı r. Rönesans, Orta Çağ düzeninin
            çözülüp Yeni Çağ’ı oluşturacak ilkeler ile düşüncelerin belirmeye başladığı bir dönem olmuştur.




















            Görsel 3.2: Johannes Gutenberg ve �lk matbaa


                       ARAŞTIR-PAYLAŞ


                 Rönesans’ın ortaya çıkmasının ardından gerçekleşen yeni keşifl er ve buluşlar hakkında araştı rma yapınız. Edindi-
              ğiniz bilgileri arkadaşlarınız ile paylaşınız.


                3.1.2. Rönesans Dönemi Reformlarının Müzik Üzerindeki Etkileri

                Rönesans Dönemi’nde şiir ve müzik bir arada kullanılmaya, tek sesli eserlerin yerini çok sesli eserler almaya başlamış-
            tı r. Çok seslilik anlamında zenginleşen eserler, “ilk büyük ve nitelikli eser olma” özelliği kazanmışlardır. Müziklerin yazıla-
            bilir olması, halktan insanların eserleri yalnızca kilisede değil, evlerinde de öğrenebilmesine imkân sağlamıştı r. Böylece
            tanınmış bestecilerin eserleri daha ulaşılabilir hâle gelmişti r. Rönesans, bestecilerin kişisel yaşamlarından ziyade sanat
            eserleri ile tanındığı bir dönem olmuştur.
                Rönesans Dönemi’nde matbaanın bulunmuş olması hem bestecilere hem de icracılara büyük kolaylıklar sağlamıştı r.
            Notaların matbaada basılmaya başlanmasıyla farklı bölge ve ülkelerdeki bestecilerin eserleri geniş kitlelere ulaşmış ve
            çalgı müziği ile dans müziği popülerlik kazanmıştı r.
                Rönesans müziği, Orta Çağ müziğinin temelleri üzerinde şekillenmişti r. Rönesans müziğine konularını genellikle İn-
            cil’den alan, belli şemalara bağlı kalan ve sembolik bir anlatı m içeren motet formu hâkim olmuştur. Çok parti li ve Lati nce
            sözler üzerine yazılmış bir beste formu olan motet, Rönesans’la birlikte tüm seslerin aynı metni söylediği birleşik bir
            biçime dönüşmüştür. Rönesans motetlerinin tenor parti leri çalgıyla icra edilmiş, diğer parti leri insan sesiyle söylenmişti r.


                       BİLGİ NOTU


                 Rönesans Dönemi bestelerinin en belirgin özelliği, çalgıların eseri aynı anda çalmaya başlayıp aynı anda biti rmeleridir.



                Orta Çağ’da yalnızca kilise modları kullanılırken Rönesans’la birlikte majör ve minör diziler de modlarla birlikte kulla-
            nılmaya başlanmıştı r. Bu sayede çeşitlenen armonik yapı; dans müziğini, danslara eşlik eden çalgıları ve dansın coşkusunu
            duyuran ritmi zenginleşti rmişti r. Yarım ses aralıklarıyla çalma ya da söyleme anlamına gelen kromati zm, Rönesans müzi-
            ğinde dramati k duyguları ifade etmek için kullanılmıştı r. Sadece insan sesinden oluşan a capella (a kapela) korolar saye-
            sinde armonik yapı güçlenmişti r. Kontrpuan yani iki farklı melodiyi birbiriyle uyumlu hâle geti rme sanatı  gelişmişti r. Öte
            yandan çalgı müziğinin önemi artmış ve ilk çalgısal biçim olarak estampie (estampi) kullanılmaya başlanmıştı r. Çalgıların
            homojen bir tı nıya sahip olması esas alınarak çalgı aile yapıları gruplandırılmış ve consort (konsort) adı verilen topluluklar



                                                                                             RÖNESANS DÖNEMİ  43
   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50