Page 50 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 50

3. ÜNİTE


               Tenor ve soprano aralığında ses genişliğine sahip vi-
            ola d’amore, viola büyüklüğünde ve omuza dayanarak
            çalınan yaylı bir çalgıdır (Görsel 3.6). Viola d’amore, di-
            ğer viol türlerinden farklı yapısal özelliklere sahipti r. Bu
            enstrümanda bağırsaktan yapılan ana tellerin yanı sıra
            metal ahenk telleri de bulunmaktadır.

               Viola da braccio, 16 ve 17. yüzyılda kullanılan yay-
            lı bir çalgıdır ve kola konularak çalınmaktadır. Perdeleri
            olmayan ve 4 teli olan bu çalgı, beşli akort edilmektedir.
            Tek sesli çalınabilmesinin yanı sıra akor çalabilme özelli-
            ğine de sahipti r.
               Lute,  Rönesans  Dönemi’nin  önde  gelen  çalgısıdır.
            Lute  ismi,  Arapça  “el-ud”  yani  “ahşap”  kelimesinden
            gelmektedir. Bu isim; İspanya’da “laud” (lau), Fransa’da
            “luth” (lüüth), İtalya’da “liuto” (liyuto), İngiltere’de “lute”   Görsel 3.6: V�ola d’amore  Görsel 3.7: Lut
            (luuth) ve Almanya’da “laute” (lautt h) olarak değişmişti r.
            Köprü kısmı bulunmayan lute çalgısının gövdesi, ortadan
            kesilmiş bir armudun bombeli tarafı na benzemektedir
            (Görsel 3.7). Çalgının tel sayısı, çağlara ve ülkelere göre
            değişiklik göstermişti r. Avrupalı lavta ustaları, önceleri 3
            çift  telli lavtaları 5 çift  telli lavtaya dönüştürmüştür. Bu
            dönemde lavta, solo çalgı olarak kullanıldığı gibi vokal
            müziğe eşlik için de kullanılmıştı r.

               Lavta,  Endülüs  Emevilerinden  Batı ’ya  yayılan  ve
            daha  sonraki  yüzyıllarda  çeşitlenen  lute  çalgısının  Do-
            ğu’da kullanılan türlerinden birinin adıdır (Görsel 3.8).

               Arp, Orta Çağ’daki şeklini koruyarak Rönesans Dö-
            nemi’nde de kullanılmaya devam etmişti r (Görsel 3.9).
            Çalgının  tel  sayısı,  bu  dönemde  24’ten  43’e  çıkmıştı r.   Görsel 3.8: Lavta  Görsel 3.9: Arp
            Genelde bir eşlik çalgısı olan arp, 16. yüzyıl sonlarında
            orkestralarda da yer almaya başlamıştı r.
               Kitara, şekil olarak arp ve lire benzeyen bir çalgıdır.
            Anti k Yunan sanatçıları tarafı ndan yarışmalarda, ayinler-
            de ve konserlerde kullanılmıştı r (Görsel 3.10). Kitaranın
            7 teli bulunmakta ve her tel bir makama karşılık gelmek-
            tedir. Rönesans Dönemi sanatçıları, İlk Çağ’ın kilise ve
            Yunan modlarının isimlerini kullanarak kitaranın telleri-
            ne son şeklini vermişlerdir.
               Endülüs  Emevilerinin  etkisinde  kalan  İspanyollar,
            Araplardan aldıkları kitara kelimesini İspanyolcaya “gu-
            itarra” (guitara) olarak adapte etmişti r. İspanya’da “Lati n
            gitarı” olarak adlandırılan bu çalgı, Endülüs Emevileri za-
            manında burada eğiti m gören Avrupalı öğrenciler tara-
            fı ndan tüm Avrupa’ya yayılmıştı r. Rönesans Dönemi’nde
            ise birtakım şekilsel değişikliklere uğrayarak “Rönesans
            gitarı” ismini almıştı r. Genellikle bağırsaktan yapılan Rö-
            nesans gitarları, üç çift  ve bir tek telden oluşmuştur.

                                                           Görsel 3.10: K�tara




          48 TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55