Page 16 - Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi | 5.Ünite
P. 16
sürecine girdi. Avrupa’da öncelikle 1950’de altı KOPENHAG KRİTERLERİ
ülkenin katılımıyla AKÇT kuruldu. Bu kuruluş
1957’de AET’ye, 1992’de AB’ye dönüştü. Zaman
içinde yaşanan bu dönüşüm, birliğin niteliğinde (AB’ye tam üyelik şartlarını belirler.)
ve niceliğinde önemli değişimleri de beraberinde Danimarka’nın yürüttüğü birliğin dönem baş-
getirdi. Günümüzde dünya siyasetinde ve eko- kanlığının sonunda Kopenhag Zirvesi yapıldı.
nomisinde önemli bir yeri olan AB; 508 milyonluk Bu zirvede Doğu Bloku’ndan ayrılan ve bağım-
nüfusuyla dünya nüfusunun %7’sini barındıran, sızlığını kazanan Avrupa ülkelerinin birliğe dâhil
28 üye devleti ile dünyanın en büyük siyasi blo- edilmesine karar verildi. Her bakımdan birliğin
kunu oluşturan, dünya GSMH’sinin %25’ini, it- çok gerisinde olan bu ülkelerin birliğe katılmasıy-
halat ve ihracatının %20’sini elinde bulunduran, la oluşabilecek olumsuzlukları bertaraf etmek için
kişi başı millî geliri ortalama 30 bin dolar olan bir bazı kriterler ortaya konuldu. Kopenhag Kriterleri
birliktir. adıyla anılan bu kriterler üç başlıkta toplanır.
Kurulduğu 1950’den günümüze gelinceye 1. Uyum Kriterleri
kadar üye sayısını 28’e çıkaran birliğin genişle- 2. Siyasi Kriterler
mesindeki esaslar, Roma Antlaşması’nın 237. 3. Ekonomik Kriterler
maddesine göre sadece Avrupa devleti olma
koşuluna bağlanmıştı. Doğu Bloku’nun dağılmasıyla AB’ye başvuruların artması üzerine daha sistemli
ve kapsamlı tam üyelik şartları 1993’te Maastricht (Mastrik) Antlaşması’nın 49. maddesine göre yeniden
düzenlendi. Tam üyelik için Avrupa devleti olma şartına hukuk devleti olma, temel hak ve özgürlükler ile
demokrasinin kurumsallaşması şartları da eklendi. Kopenhag’da 1993’ün Haziran’ında yapılan zirvede
tam üyelikle ilgili nihai kriterler belirlenerek Kopenhag Nihai Kriterleri uygulamaya konuldu. 1995’te ya-
pılan Madrid Zirvesi’nde ise devletlerin idari yapısı ve entegrasyonuna dair esaslar belirlendi.
Avrupa Birliği, kurulduktan sonra siyasi ve ekonomik alanını genişletip küresel güç olmak için altı
defa üye ülke sayısını artırma yoluna gitmiştir. Bu genişlemeler şunlardır:
1. Genişleme 1973: İngiltere, Avrupa’da siyasi birlikten ziyade ortak ekonomik pazardan yanaydı.
Bu amaçla 1959 Stockholm (Stokholm) Antlaşması ile Avrupa Serbest Ticaret Birliğini (EFTA) kurdu.
Danimarka ve İrlanda ile birlikte 1961’de AB’ye üyelik için başvurdu. Avrupa kıtasının dışında kaldığı ve
ABD’ye bağımlı olduğu gerekçesiyle İngiltere birliğe kabul edilmedi. 1967’deki ikinci başvurusu da kabul
edilmedi. 1973’te Roma Antlaşması’na göre Avrupalı olmanın yeterli olduğu bu genişlemede İngiltere,
Danimarka ve İrlanda birliğe dâhil edildi.
2. Genişleme 1981: AET ile 1961’de ortaklık antlaşması imzalayan Yunanistan’la ilişkiler, 1967’de
yaşanan darbe sonrasında kurulan cunta yönetiminden dolayı kesintiye uğramıştı. Yunanistan, ülkede
durumun normale dönmesi üzerine Roma Antlaşması kriterlerine göre birliğe dâhil edildi.
3. Genişleme (İber Yarımadası Genişlemesi) 1986: Birliğe ilk olarak 1962’de başvuran İspanya ve
Portekiz, demokratik yönetimlerinin olmaması ve az gelişmiş olmalarından dolayı birliğe kabul edilme-
diler. 1975’ten sonra demokrasiye geçişlerinin ardından bu iki ülkeyle müzakereler başlatıldı. Birlik için
Akdeniz’in jeopolitik öneminin de etkisiyle bu iki ülke 1986’da birliğe dâhil edildi.
4. Genişleme 1995: Soğuk Savaş Dönemi’nde tarafsızlıklarıyla dikkat çeken Avusturya, İsveç ve
Finlandiya Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birliğe üyelik için başvurdu. 1993’te eş zamanlı olarak baş-
latılan tam üyelik müzakereleri 13 ay sürdü. Bu, birliğin tarihindeki en kısa süreli müzakere ve kabul
aşamasıdır. 1995’te aday ülkelerin birliğe dâhil olmasıyla birliğin üye sayısı 15’e, nüfusu 375 milyona,
GSMH’si 8 trilyon dolara ulaştı.
5. Genişleme 2004: Avrupa Birliği (Harita 5.4); Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Doğu Bloku’nun
dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan ülkelere planlı ekonomiden serbest ekonomiye, komünist rejimden
232