Page 156 - Osmanlı Türkçesi 3
P. 156

BEŞİNCİ ÜNİTE                                                            155



                      Dikkat

                     Arzuhâl, bir istek veya şikâyetin üst makama duyurulması, bunun için sunulan
                   yazı, dilekçedir.
                     Kaynaklarda “rikâ, ruk‘a, mahzar, kâğıt” ve son dönemlerde bazen “ariza”
                   şeklinde de geçen arzuhâl (arz­ı hâl), özellikle Osmanlılarda en tabii bir hak
                   olarak yaygın şekilde kullanılmıştır. Tarihî kaynak ve belgelerden, Türk­İslam dev-
                   letlerinde şikâyet veya istek sahibi kişilerin tek tek veya topluca, yazılı veya sözlü
                   olarak arzuhâl sundukları bilinmektedir. Arşivlerde bulunan on binlerce arzuhâl
                   örneği Osmanlılarda bu hakkın daha başlangıçtan itibaren kullanıldığını gös-
                   termektedir.


                      İnceleyelim

                     Aşağıdaki arzuhâl örneğini şekil ve içerik özelliklerine dikkat ederek inceleyiniz.

























                  Çevirisi:
                  Devletlü inayetlü merhametlü sultanım hazretleri sağ olsun
                  Arzuhâl­i kullarıdır ki Kangırı’da vaki merhum Kasım Bey Vakfından yevmi bir akçe vazife ile Ah-
                  met Hami Halife ibn Ali berat­ı ali ile gendüm­kûb cihetine mutasarrıf olup yedinde olan bera-
                  tını bu kullarına teslim edip kendi hüsn­i rıza ve tayyib­i ihtiyarıyla feragat ve kasr­ı yed itmekle
                  mercûdur ki merkum Ahmet Hami kasr­ı yedinden bu kullarına tevcih ve yedime berat­ı ali ina-
                  yet buyrulmak babında ferman devletlü sultanım hazretlerinindir.
                  Bende el­Hac Mustafa ibn el­Hac Hüseyin kulları
                  Belgenin Özeti:
                  Kangırı’da (Çankırı’da) Hacı Hüseyin oğlu Hacı Mustafa, Kasım Bey Vakfındaki Ahmet Hami'den
                  boşalan vazifeye (gendüm­kûbluk) günlük bir akçe karşılığında tayinini istemektedir.
                   Kelimeler:
                   bende: Kul, köle.          kasr­ı yed: El çekmek.      ma hakkını elinde bulunduran
                                                                          (kimse).
                   gendüm­kûb: Buğday dövmek-  mercû: Rica olunan.        tayyib­i ihtiyar: Güzel bir tercih ile.
                   le görevli kimse.          merkum: Yazılmış.           tevcih: Belli bir yöne çevirme,
                   hüsn­i rıza: Gönül hoşluğuyla ka­ mutasarrıf: Bir mal yahut mül- yöneltme.
                   bul etme. Razı olma.       kün sahibi, maliki olup kullan- yevmi: Günlük.
   151   152   153   154   155   156   157   158   159   160   161