Page 159 - Osmanlı Türkçesi 3
P. 159

158                                                             BEŞİNCİ ÜNİTE




                     sahih­i müebbet ve habs­i sarih­i muhallet ile vakf ve habs edip şöyle şart eyledim ki meblağ­ı
                     mezbur alâ­vechi’l­helal bâ­yed­i mütevelli rehn­i kavi ve kefil­i mali veyahut ikisinden biri ile yüz-
                     de bir hesabıyla istirbah olunup hasıl olan nemasından senevi altmış kuruşu karyemizde mevcut
                     olup müceddeden minber vazolunan cami­i şerifte hitabet vazifesini ifa eden hatip efendiye
                     verile ve fazlasından kırk kuruşu cami­i şerif­i mezkûrun rugan­ı şem ve sair masarifine bâ­yed­i
                     mütevelli sarf oluna ve fazla kaldığı surette fazlası teraküm ettirilerek cami­i şerif­i mezkûrun tamir
                     ve termîmine harc oluna ve tevliyet hayatta oldukça mumaileyh Şakir Ağa’ya ve vefatında
                     batnen bade batnin evlad­ı evlad­ı evlad­ı zükûrunun ekber ve erşedine ve bade’l­inkıraz kaza­i
                     mezkûrda icra­yı ahkâm­ı şer‘­i mübin eden naip efendilerin rey­i münirlerine mufavvaz ola ve
                     vakf­ı mezburun tebdil ve tağyiri ve teksir ve tevfîri herkes yedimde ola deyip meblağ­ı mezbur
                     iki bin kuruşu fariğan ani’ş­şevâgil mütevelli­i mezbur Şakir Ağa’ya teslim ve ol dahi vakfiyet üzere
                     kabz ve tesellüm vesair mütevellilerin evkafta tasarrufları gibi tasarruf eyleye dedikte gıbbe’t­
                     tasdiki’ş­şeri vakıf­ı mezbur butlan­ı vakf­ı nukuta ve onun zımnında olan kuyuda ve badehu kavl­i
                     adem­i lüzumuna teşebbüs edip mütevelli­i mezbur dahi sıhhat ve lüzumuna zâhip olan eimme­i
                     din kavilleriyle mukabele birle hüküm talep edicek fi­zamaninâ hâzâ beyne’l­ulemai’l­izam cari
                     olan vech üzere bu abd­i pür­taksir huzurunda müterafi‘an olduklarında bu bapta teemmül­i
                     layık ettikte âlimen bi’l­hilafi’l­cari beyne’l­eimmeti’l­eslaf evvelen vakf­ı mezburun sıhhatine ve
                     saniyen lüzumuna hükm­i sahih­i şeri ve kaza­i mer’i itmeğin vakf­ı mezbur sahih ve lazım ve min­
                     ba‘d tebdil ve tağyiri mümteniu’l­hâl oldu cera hâzâ hurrire fi’l­yevmi’l­hamis ve’l­işrin min­şehri
                     Zilkade li­seneti tisa ve işrin ve selase mieti ve elf Şuhudü’l­hâl: Harmancık Karyesinden Odaba-
                     şoğlu Ali bin Veli Karyeden Sinanoğlu Ahmet bin Mustafa Ve gayruhum
                              Hulasa­i vakfiye         Vakfiye­i işrun müceddet Anadolu            Vakfiye (29)
                                      2565                                         260                                                    1138
                     İşbu vakfiye mahkeme­i evkafın fi 24 Recep 1331 tarihli ilamı üzerine fi 13 Şaban 1331 tarihinde
                     sudur eden irade­i aliye mucebince kaydolunmuştur. Fi 18 Temmuz 1329
                     Mukayyed olunmuştur.

                     Belgenin Özeti:
                     Çankırı  Çerkeş  kazası  Ovacık  nahiyesinin  Harmancık  köyü  ahalisinden  Hacı  Kadıoğlu  Rıza
                     Efendi ibn Hüseyin’in, 2000 kuruş miktarındaki gelirini, köyün camii giderleri için vakfettiğine
                     dair vakfiye.
                     Kelimeler:                  fariğan  ani’ş­şevagil:  Elinde  tut­  müterafi‘an: Duruşma isteyen iki ta-
                     abd­i pür­taksir: Kusur dolu kul.  mak tan vazgeçerek.  raf.
                     âdî: Âdet, alışkanlık.      fi­zamaninâ: Zamanımızda.   nema: Faiz, artış.
                     ala­vechi’l­helal: Helal bir şekilde.  gıbbe’t­tasdiki’ş­şeri: Kanunun ona­  nemakahü’l­fakîru  ileyhi  azze  şâ­
                     atyeb­i mal: Malın en temizi.  yından sonra.
                     bade’l­inkıraz: Tükendikten sonra.  habs­i sarih­i muhallet: Daimi ola-  nu hû: Şanı yüce olana muhtaç kişi
                     bâdî: Neden, sebep.         rak belirli ve açık olan kayıt.  tarafından yazıldı.
                     bâ­yed­i mütevelli: Vakıf yöneticisi  hasbeten  li’llâhi’s­samed:  Kimse-  re’y­i  münir:  Nurlu,  parlak  karar,
                     eliyle.                     ye muhtaç olmayan Allah için.  görüş.
                     beyne’l­eimmeti’l­eslaf: Önceki   hâzâ: Bu (işaret zamiri).  rehn­i kavi: Kıymeti borcu ödeme-
                     imam lar arasında.          hükm­i sahih­i şeri: Kanuna uygun   ye yeterli olan rehin.
                     beyne’l­ulemai’l­izam: Büyük alim ­  doğru karar.
                     ler arasında.               ikrar­ı tam: Açık ifade, açıkça söy-  rugan­ı şem: Mum yağı.
                     bi’l­hilfi’l­cari: Uygulamanın aksine.  lemek.          tahrir: Yazma.
                     butlan­ı vakf­ı nukut: Para vakfının  inşa: Yapma, yazma.  tastir: Satırlama, yazma.
                     geçersizliği.               istirbah: Kâr karşılığı para verme.  teemmül­i  layık:  Layık  olduğu  şe-
                     cera: “Cereyan etti, geçti” anla-  kavl­i  adem­i  lüzum:  Gerekliliğin   kilde dikkatlice düşünmek
                     mında.                      olmamasına dair söz.        tesellüm: Teslim alıp kaydetme.
                     ceride­i bediü’l­ünvan: Ünvanı çok  kaza­i mer‘i: Kabul edilen ve uyu-
                     güzel olan yazı.            lan hüküm.                  tevfîr: Artırma, çoğaltma.
                     eimme: İmamlar.             kefil­i mali: Borcunu ödeme gücü-  vakf­ı atiyü’l­beyan: Aşağıda açık­
                     el­müvella hilafe: Belirli bir işi veya  ne sahip olan kefil.  lanan vakıf.
                     davayı  halletmek  için  kadılar  ta-  li­ecli’t­tescil:  Deftere  kaydetmek  vakf­ı  sahih­i  müebbet:  Sonsuza
                     rafından  tayin  olunan  yetkili  kişi,  için.          kadar doğru ve gerçek olan vakıf.
                     hâkim.                      min­ba‘d: Bundan sonra.     vakfiye­i  celili’ş­şan:  Şanı  yüce
                     emmâ ba‘dü: Bundan sonra (Ön-  mufavvaz: Ismarlanmış olan.
                     sözden  sonra  asıl  maksada  giriş  mukabele birle: Karşılık vererek.  olan vakfiye.
                     için söylenir).             müceddeden: Yeni olarak.    vech: Tarz, üslup.
                     enfes­i menal: Malın en güzeli.  mümteniü’l­hâl: Mümkün olmayan,  zâhip: Zanneden, inanan.
                     evlad­ı zükûr: Erkek evlatlar.  imkânsız.               zımnında: İçeriğinde.
   154   155   156   157   158   159   160   161   162   163   164