Page 164 - Osmanlı Türkçesi 3
P. 164

BEŞİNCİ ÜNİTE                                                            163




                                    Belge türü: ........................................................................







































                  Çevirisi:
                  Devletlü inayetlü merhametlü efendim sultanım hazretleri sağ olsun.
                  Bu kulları bundan akdem İran şehzadelerinden Medine­i Gelibolu’da ikamet üzere vefat eden
                  Tahmasb şehzade Sam Mirza’nın evlad ü iyal­i ittibâ kulları olup müteveffa­yı müşarünileyh seksen
                  üç senesi Cemaziyelahir’de bi­emrillahi teala fevt olup avatıf­ı aliye­i mülûkâneden sadaka ve
                  ihsan buyurulan Gelibolu cizyesi malından almak üzere mutasarrıf olduğu beş yüz kuruş bade’l­
                  vefat seksen dört senesi Muharrem’i gurresinden itibaren bâ­hatt­ı hümayun şevket­makrun bu
                  kullarına inayet ve ihsan buyurulup Cemaziyelahir’den seksen dört senesi Muharrem’i gurresine
                  gelince yedi mahta (yedi ayda) makbuzumuz olan yalnız üç bin beş yüz kuruşu cizyedardan
                  ahz u kabz ve havayic­i zarurimiz ve kuvvet­i yevmiyemiz için sarf olunmakla merâhim­i aliyele-
                  rinden mercûdur ki her cizyedar­ı merkumun mübelliğ­i mezbur mirî hesabına mahsup olunması
                  babında emr­i alileri niyaz olunur ol bapta emr u ferman devletlü inayetlü merhametlü efendim
                  sultan hazretlerinindir.
                                 Bende                                              Bende
                  Süleyman ibni Sam Mirza                  İsmail ibni Sam Mirza
                  Kelimeler:                  gurre: Arabi ayların birinci günü. mezbur: Yukarıda adı geçen.
                  ahz u kabz: Alma, teslim alma.  havayic­i zaruri: Zaruri, vazge-  mirî: Devlete ait.
                  akdem: Çok eski, en önce.   çilmez ihtiyaçlar.         mutasarrıf: Kullanım hakkı olan.
                  avatıf: Lütuflar.           ittibâ: Ardı sıra gitme, uyma.   mübelliğ: Bildiren.
                  bade’l­vefat: Vefat sonrası.
                  bâ­hatt­ı hümayun: Ferman ile.  merâhim: Merhametler, acı-  mülûkâne: Hükümdarlara ya-
                  cizye: Bir çeşit vergi.     malar.                     kışır tarzda.
                  cizyedar: Cizye vergisini top-  mercû: Umulan, ümit edilen.  müşarünileyh: Adı geçen.
                  layan.                      merkum: Yazılmış. Adı geçen   müteveffa: Ölmüş.
                  fevt: Ölme.                 (kimse).                   şevket­makrun: Şevkete ulaşmış.
   159   160   161   162   163   164   165   166   167   168   169