Page 162 - Osmanlı Türkçesi 3
P. 162

BEŞİNCİ ÜNİTE                                                            161




                                   Belge türü: ........................................................................















































                   Çevirisi:
                                                         Sah
                   İlamı mucebince zabit marifetiyle li­ecli’t­tedip Seddülbahir Kalesi’ne ehil ve kalebent olmak
                                                     için buyruldu.
                                                   3 Safer sene [1]185
                  Maruz­ı dâî­i Devlet­i Aliyeleridir ki İslambol’da Yeni Cami havlusunda kasap olan es­Seyit Hüse-
                  yin nam kimesne bey eylediği lahm­i kuzuyu narh­ı rûzîsinden ziyade yedi kıyyesine on dörder
                  paraya ve lahm­i ganemi beher ve kıyyesini on altışar paraya bey etmeyi kendüye adet eyledi-
                  ğini ihbar ve ibadullah teşekkî etmeleriyle mezbur es­Seyit Hüseyin’in tedibi hususu rey­i alilerine
                  ihale olunduğu huzur­ı alilerine ilam olundu baki emr u ferman hazret­i veliyyü’l­emrindir.
                                                                            Fi 3 Saferü’l­hayr sene [1]185

                  Kelimeler:                  ibadullah: Allah’ın kulları, in-  maruz: Arz edilen, sunulan,
                  baki: “Sözü kesiyorum.” anla-  sanlar.                  verilen.
                  mında.                      ilam: Bildirme, anlatma.    mezbur: Yukarıda adı geçen.
                  beher: Her bir.             kalebent: Bir kalede kalma.   narh: Kıymet, bedel.
                                              cezasına çarptırılmış kimse.
                  bey: Satma, satış.          kıyye: Okka.                rûzî: Günlük (rızık).
                  dâî: Dua eden. Sebep.       kimesne: Kimse.             tedip: Terbiye etme.
                  ganem: Koyun.               lahm: Et.                   teşekkî: Şikâyet etme.
                  havlu: Avlu, bahçe.         li­ecli’t­tedip: Terbiye için.  veliyyü’l­emr: Emir sahibi, amir.
   157   158   159   160   161   162   163   164   165   166   167