Page 14 - TARİH 9 - Ünite 2
P. 14
2. ÜNİTE
meleri bu etkileşimi hızlandırmıştır. Örneğin Hint kültürünün
yayıldığı alanlarda Sanskritçe, İran medeniyetinin hâkim ol-
duğu bölgelerde Farsça, Türklerin hâkimiyetine giren bölge-
lerde Türkçe ve Çin kültürünün etkin olduğu alanlarda Çince
hâkim olmuştur. Benzer şekilde Roma İmparatorluğu’nun hâ-
kim olduğu yerlerde Latince, Büyük İskender’in ele geçirdiği
geniş coğrafyada Yunanca ve Emevilerin hükmettiği yerlerde
Arapça hızla yayılmıştır. Bunun sonucunda yazılı kültür ve bu
kültür çevresinde etkili olan diller, farklı toplulukları çeşitli
medeniyetler çevresinde birleştirmiştir.
İlk Çağ’da Bilim
Bilim, insanlığın ortak ürünüdür ve kökleri ilk insanlara ka-
dar uzanır. Günümüzde ulaşılan medeniyetin gelişiminde her
milletin az ya da çok payı bulunmaktadır. Tarihî süreç içinde
Mısır, Yunan, Çin, Hint, İran, Arap ve Türk gibi milletlerden
bilim insanlarının çalışmaları, medeniyetin gelişmesine katkı
sağlamıştır.
Bilimin konusu; eski çağlarda din, efsane, felsefe gibi ruhsal
ve el sanatları, tarım gibi günlük ihtiyaçları gidermeye yö-
nelik konulardır. İnsanların günlük ihtiyaçlarını karşılarken
elde ettiği bilgi ve teknik daha sonraki çağlarda ortaya çıkan
bilimsel gelişmelere kaynaklık etmiştir.
Geçmişte gözlem yoluyla öğrenilen gezegenlerin hareketle-
ri, gazların özellikleri, kaldıraç, sarkaç ve gelgit gibi bilgiler;
günümüzde de geçerliliklerini sürdürmektedir. Eski dünyada
gözlem ve tecrübe yoluyla elde edinilen bilgiler zamanla ast-
ronomi, coğrafya ve tıp gibi bilimlerin doğmasına kaynaklık
Görsel 2.19
Güneş saati etmiştir (Görsel 2.19).
(İstanbul Arkeoloji Müzesi)
Bilim; evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen,
deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç
çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim demektir. Tek bir yöntemi
bulunmayan bilim, genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösterir.
BİLİYOR MUSUNUZ? Bilim amacına, konusuna, kaynağına, yöntem ve alanına göre
farklı sınıflamalara tabi tutulabilir.
İlk çağlardan beri insanlar; içinde yaşadığı doğayı, doğa var-
lıklarını ve olaylarını gözlemleme ihtiyacı duymuştur. İnsan-
ların tarım yapabilmesi için mevsimlerin zamanını önceden
bilmesi gerekmektedir. Bu durum ancak takvim bilgisi ile
gerçekleşebilirdi. Bu nedenle gökyüzündeki doğa olaylarını
ve varlıklarını gözlemleyerek anlamaya çalışan insanoğlu,
astronomi ilminde hızlı bir gelişme sağlamıştır. Astronomide-
ki bu gelişme; matematik, fizik, kimya gibi temel bilimlerin
gelişmesini hızlandırmıştır.
İlk insanlar, doğa ile ilişkisinde basit teknik becerileri kul-
lanmıştır. Gökyüzü olaylarının izlenmesi, kaydedilmesi ve
yorumlanması; günümüz modern astronomi bilimine temel
oluşturmuştur. Örneğin modern astronomideki matematiksel
38

