Page 44 - MÜZİK KÜLTÜRÜ |
P. 44

3.4. 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU
                 Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, doğa-
             sı gereği entelektüel üretimleri korumaya
             yönelik bir kanundur. Fikir ve sanat eserleri
             çoğunlukla soyut olduğu için bunların çer-
             çevesini belirlemek zor ve özel uzmanlık ge-
             rektirir (Görsel 3.6.). Üretimlerin çoğalması
             ve etkileşim hızının teknoloji sayesinde art-
             ması sebebiyle fikir ve sanat eseri üreticile-
             rinin üretimlerinin korunma ihtiyacı ortaya
             çıkmıştır.  Bu  ihtiyacı  gidermek  için  5846
             sayılı kanun yürürlüğe konmuştur. Herhan-
             gi bir eserin üreticisinden habersiz kullanıl-
             masını, yayımlanmasını ya da çoğaltılmasını     Görsel 3.7: Telif
             engelleme amacı taşıyan bu kanun, sanatçıların en çok ihtiyaç duyduğu kanunlardandır.
             Bu kanuna göre bir eserin yayımlanması ya da çoğaltılabilmesi için hak sahibinin muvafakatine
             ihtiyaç vardır. Muvafakatname, eser üzerindeki haklarınızın kısmen ya da tamamıyla devredildiğini
             ya da kullanımına izin verdiğinizi gösteren yasal bir belgedir. Muvafakatnameler farklı içeriklerde
             olabileceğinden imzalanmadan önce mutlaka okunmalı, bu konularda uzmanlaşmış bir avukatla
             görüşülerek incelenmelidir. Kanunların bizi ancak dikkatli olduğumuz durumlarda koruyabileceği
             bilinmelidir. Bu kanun aynı zamanda bir eserin sahiplik haklarının kime ait olduğunun anlaşılama-
             yacağı durumları da düzenlemektedir (Görsel 3.7.).
                 Örneğin kanunun 8. maddesi şöyle der:
                 ''Bir eserin sahibi, onu vücuda getirendir. Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetin-
             den aksi anlaşılmadıkça memur, hizmetli ve işçilerin, işlerini görürken vücuda getirdikleri eserlerin
             sahipleri bunları çalıştıran veya tayin edenlerdir. Bu kaide, tüzel kişilerin uzuvlarına da şamildir. Ara-
             larındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça bir veya birden fazla kimse-
             ler, yayımlayanın tayin ettiği plan dairesinde bir eser vücuda getirmişlerse bu eserin sahibi yayım-
             layandır. Bir sinema eserinin sahibi, onu imal ettirendir. Bir eserin sahibi, asıl eser sahibinin hakları
             mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir."
                 Yukarıda görüldüğü gibi bir eseri sadece oluşturmak; oluşturanı, o eserin sahibi yapmamakta-
             dır. Bu eserin oluşturulma koşulları da önemlidir. Mesela bir film ekibi içine alınan bir senaryo ya-
             zarı, o ekip içinde yazmış olduğu senaryonun hak sahibi değildir. Hak sahibi, onu işe alan kişi ya da
             kurumdur. Bu durumu müzik örneğine de uyarlayabiliriz. Buradan anlaşılıyor ki bu kanunu bilmek
             mesleki farkındalığınızı yükseltecektir.






















                                                                                                                 43
   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49