Page 187 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 187
11. ÜNİTE
Dünyevi Çok Sesli Türk Müziği
Tek sesli Türk müziğinin 19. yüzyıl ortalarında -Batı lılaşma etkisiyle- çok sesli müziğe dönüşmesi sonucunda ortaya çı-
kan müzik türüne dünyevi çok sesli Türk müziği denir. Bu müzik türünde geleneksel Türk müziğinin temaları, Batı müziği
araç ve teknikleriyle birlikte kullanılmıştı r. Dünyevi çok sesli Türk müziği; Türk halk müziği, Türk sanat müziği, Türk askerî
müziği ve Türkçe sözlü popüler müzikte kendini göstermişti r.
Dinî Çok Sesli Türk Müziği
İslamiyet'in etkisiyle ortaya çıkan dinî çok sesli Türk müziği, dinî içerikli müzik eserlerinin çok sesli icra edildiği müzik
türüdür. Türk müziğinin çok sesli yapıya dönüşmesiyle birlikte gelişen bu müzik türünde oratoryolar, ilâhiler, korolar ve
tasavvufî konuları içeren bölümler yer almıştı r.
B. Türk Müziğinde Biçimler
Müzikte biçim (form), müziksel unsurların belirli kurallar çerçevesinde art arda sıralanmasıyla oluşturulan yapının
esteti k açıdan bütünsel görünümüdür (Şensoy, 1992, s.2). Bir eserin biçimi, onu oluşturan yapısal unsurların riti m, ezgi,
makam gibi müzikal unsurlarla birlikte incelenmesiyle belirlenmektedir.
Türk müziği biçimleri; dünyevi Türk halk müziği, dinî Türk halk müziği, dünyevi Türk sanat müziği ve dinî Türk sanat
müziği olmak üzere dört ana başlıkta incelenmektedir.
Dünyevi Türk Halk Müziği
Dünyevi Türk halk müziği anonim bir karaktere sahipti r
yani bu eserlerin kimin tarafı ndan bestelendiği bilinmemek-
tedir. Bu türdeki eserler sözlü veya enstrümantal olarak ku-
şaktan kuşağa aktarılırken eseri her söyleyen ve çalan kişi
esere kendi yorumunu katmıştı r.
Dünyevi Türk halk müziğinde bir biçim olan ve “Türk”
kelimesinden türeyen türkü terimi, ulusların geleneklerin-
de bulunan halk şarkılarına karşılık gelmektedir. Türküler;
aşk, gurbet, hasret gibi ortak duyguları, doğal afetler sonucu
yaşanan ortak acıları veya kahramanlık gibi temaları işleyen
eserlerdir. Bir olay sonrasında ortaya çıkan duygu yoğunlu-
ğundan beslenmekte ve bazen bir kişi, bazen de birden çok
kişi tarafı ndan oluşturulmaktadır. Türküyü oluşturan bu kişi
veya kişilere türkü yakıcı denmektedir.
Anonim karakter taşımayan ve âşık geleneğinin ürünü
olan türküler de Türk halk müziğinin içinde değerlendiril-
mektedir. Bu gelenekte âşık (halk ozanı), eserin şah beyit adı
verilen son dörtlüğünde mahlas yani takma isim kullanmak-
tadır. Böylelikle eserin hangi halk ozanına ait olduğu bilin-
mektedir (Görsel 11.48). Görsel 11.48: Anadolu’da devam eden âşıklık geleneğ�
TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ 185

