Page 118 - Türkçeyi Etkili Kullananlar
P. 118

K          aracaoğlan
                                                               KARACAOĞLAN

                                                                                                    (XVII. yy.)




                                                       Hayatı ve Eserleri

           Türk  halk  (âşık)  edebiyatının  yetiştirdiği  en  önemli  ozanlardan  biridir.  Etkileyici  bir  dil  ve  duygu
           evreni  kurduğu  şiirleriyle  Türk  halk  şiiri  geleneğinde  çığır  açmıştır.  Şiirlerinden  hareketle  XVII.
           yüzyılda,  Çukurova’da  doğduğu  ve  yörenin  Türkmen  aşiretleri  arasında  yaşadığı  anlaşılmıştır.
           1606’da  doğduğu,  1689’da  öldüğü  düşünülmektedir.  Doğum  yeri  gibi  ölüm  yeri  de  kesin  olarak
           bilinmemektedir. Şiirlerinden, çok uzun yaşadığı anlaşılmaktadır.
           “Ala Gözlüm Ben Bu İlden Gidersem, Viran Oldum Mor Sümbüllü Bağ İken, Aşayım Dedim Karlı Dağın
           Başından, Yürü Bre Yalan Dünya, Deli Gönül, Ala Gözlerini Sevdiğim Dilber, Can Vermeye Dermanım
           mı Var, Var Git Ölüm, Yeşil Başlı Gövel Ördek, Kadir Mevlam Senden Bir Dileğim Var, İncecikten Bir Kar
           Yağar, Şu Yalan Dünyaya Geldim Geleli” Karacaoğlan’ın sayısı 500’e varan türkülerinden bazılarıdır.



                               Türkçeye Katkıları



           •   Karacaoğlan’ın şiirleri, döneminin Türkçesini günümüze aktarmıştır. Konuşulan halk dilini
               şiirinde ustaca kullanması, yerli unsurları çarpıcı şekilde yansıtması ve söyleyiş kıvraklığı da
               eklenince bu şiirler kolaylıkla anlaşılmış ve sevilmiştir.

           •   Şiirlerindeki dil, Torosların dilidir. Bu dil, Arapça ve Farsçanın etkilerine kapalı, sade ve arı bir
               dildir. Göçebe bir yaşamın zengin tecrübeleriyle anlatım olanakları geniştir.

           •   Şiirlerinde sanat yapma kaygısı gütmemiş, doğallık içinde evrensele ve sanatta birleştirici güce
               ulaşmıştır.
           •   Şiirleriyle kültürün ve geleneğin taşıyıcılığını yapmıştır. Az sözle çok şey anlatmak istemiş;
               bunun için de atasözü, ikileme ve deyimlerden çok fazla yararlanmıştır. Ayrıca şairin kendine
               özgü deyişleri çoktur. “Ağacın eyisi özünden belli olur. / Yiğidin eyisi sözünden olur. / İl için
               ağlayan gözünden olur.” dizelerinde üç atasözü peş peşe kullanılmıştır. “Gözüm kaldı şu
               kaplanın postunda. / Döne döne teneşirin üstünde.” dizelerinde ise “gözü kalmak” deyimi ve
               “döne döne” ikilemesi kullanılmıştır. “Yiğit yiğidin yoldaşı / Eyilerde ham süt olmaz.” dizeleri ise
               şairin kendine özgü bir deyişidir.
           •   Az sözle çok şey anlatmanın
               bir başka yolu da anlam
               sapmalarıdır. Eğretileme (istiare)
               sanatı Karacaoğlan’ın en çok
               başvurduğu sanattır. “Güzel gitti
               diye pınar ağladı.” dizesinde ise     İstiare: Benzetme sanatının temel ögesi olan benzeyen
               “pınar” kişileştirilerek insana       ve benzetilenden sadece birinin kullanılmasıyla yapılan
               ait “ağlamak” eylemi cansız bir       benzetmeye  denir.  Benzetme  ögelerinden  yalnızca
               varlığa aktarılmıştır.                benzetilenle  yapılan  istiareye  açık  istiare,  sadece
                                                     benzeyenin bulunduğu istiareye kapalı istiare denir.






      116                                   Türkçeyi Etkili Kullananlar
   113   114   115   116   117   118   119   120   121   122   123