Page 166 - GENEL SANAT TARİHİ 9
P. 166
GENEL SANAT TARİHİ
7.5 ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİ
SANATI
A) Anadolu Selçuklu Öncesi Beylikler Dönemi Mimarisi
XI. yüzyıl ortalarından itibaren Anadolu’ya gelmeye başlayan Türk Oğuz boyları, 1071’de Alparslan’ın
Malazgirt’te Bizans ordularını yenmesinden sonra kısa sürede Anadolu’ya egemen olmuştur. Sultan
Alparslan; Saltuk, Artuk, Mengücek ve Danişmend gibi emirlerini Anadolu’nun farklı yörelerine
göndererek onlardan fetihlerde bulunmalarını istemiş; fethedecekleri şehir ve kasabaları kendilerine
ikta edeceğini bildirmiştir. Türklerin yurt edinme geleneğinin bir uzantısı olarak fethedilen bölgelere
yerleştirilen Türk boyları Anadolu’nun farklı coğrafyalarına hükmeden, bulundukları bölgenin güvenliğini
ve Türkleşmesini sağlayan erken Türk beylikleridir. Özellikle XII. yüzyıl boyunca batıda Bizans ile
ilişkilerini ve Haçlı Seferleri’ne karşı mücadelesini sürdüren Anadolu Selçukluları, kendi içindeki taht
kavgalarını da çözmek zorunda kalmıştır. Bu süre içinde özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kurulan
ilk Türk devletleri, zaman zaman Anadolu Selçuklu Devleti’ni veya İran ve Suriye Selçuklularının yüksek
egemenliğini tanıyarak erken dönemin mimarlık ürünlerini vermeye başlamışlardır. Güçlenen ve kendi
birliğini sağlayan beylikler bir taraftan Haçlı tehlikesine karşı savaşırken diğer taraftan bayındırlık
faaliyetlerine başlamışlardır. Anadolu’da fethedilen her yerde imar faaliyetlerine başlamış, hanlar
ve kervansaraylar inşa etmişlerdir. Böylece Bizans Dönemi’nin harap Anadolusu’na iktisadi ve ticari
açıdan büyük bir canlılık kazandırmış, Anadolu’nun kültürel zenginliğine de katkıda bulunmuşlardır.
Türk mimarisi XII. yüzyılda erken Türk beylikleri ile bir hazırlık süreci oluşturmuştur. Bu hazırlık süreci
Türk mimarisi içinde Anadolu Selçuklu mimarisine zemin hazırlamıştır.
Artuklular, 1098-1234 yılları arasında Mardin, Harput, Diyarbakır civarında hüküm sürmüştür. Silvan
Ulu Camii, Mardin Ulu Camii, Harput Ulu Camii, Kızıltepe Ulu Camii, Urfa Ulu Camii, Diyarbakır Mesudiye
Medresesi, Malabadi Köprüsü Artuklular Devri’nin önemli mimari eserlerindendir.
Saltuklular, 1092-1202 yılları arasında Erzurum civarında hüküm sürmüştür. Erzurum Kale Mescidi,
Erzurum Ulu Camii, Yakutiye Ulu Camii, Erzurum’daki Tepsi Minare, Emir Saltuk Kümbeti, Gümüşlü
Kümbet, Karanlık Kümbet ile Tercan’da bulunan Mama Hatun Kervansarayı ve Türbesi Saltuklular
Devri’nin önemli mimari eserlerindendir.
Danişmendliler, 1092-1178 yılları arasında Sivas, Kayseri, Malatya civarında hüküm sürmüştür. Niksar
Ulu Camii, Kayseri Ulu Camii, Kayseri Kölük Camii, Tokat Yağıbasan ve Niksar Yağıbasan medreseleri
Danişmendliler Devri’nin önemli mimari eserlerindendir.
Mengücekliler, 1118-1252 yılları arasında Erzincan, Şebinkarahisar, Divriği civarında hüküm sürmüştür.
Divriği Kale Camii, Divriği Ulu Camii ve Şifâhânesi Mengücekliler Devri’nin önemli mimari eserlerindendir.
B) Anadolu Selçuklu Dönemi Mimarisi (1077-1308)
Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu kapıları Türklere açılmıştır. XI. yüzyılın ikinci yarısından sonra
Malazgirt Zaferi’ni izleyen yıllarda Anadolu’ya gelip yerleşen Oğuz boyları, tüm ülkenin yapısını hem
kırsal alanda hem de kentlerde büyük ölçüde değiştirmiş, kısa zamanda kendi toplum yapılarının
geleneklerine uygun bir mimari ortam yaratmıştır. Birkaç yıl içinde büyük bir Türk nüfusunun
Anadolu’ya yerleşmesiyle kurulan Anadolu Selçuklu Devleti’nin çeşitli mücadeleler, savaşlar ve
karışıklıklar yüzünden XII. yüzyılın ortalarına kadar belirli bir yapı faaliyeti olmamıştır. Danişmendli,
Saltuklu, Artuklu ve Mengücekli gibi Türkmen beylikleri ile mimari açıdan bir hazırlık dönemi geçiren
Anadolu Selçukluları, XII. yüzyılın sonunda yerleşik düzenin temelleri sağlamlaştıktan sonra büyük
bir yapı faaliyetine girişmiştir. Selçuklular başta cami olmak üzere mescit, medrese, kümbet,
hamam, darüşşifa, kervansaray gibi değişik işlevli yapılarla Anadolu’da mimari alanda yeni bir dönem
başlatmıştır. Anadolu’da kurulan Türk devletleri içinde kültürel bakımdan en önemlilerinden sayılan
Selçuklular, Anadolu’ya Türk çehresi kazandıran büyük bir sanat alanı oluşturmuştur.
164