Page 103 - TÜRK İSLAM SANATI TARİHİ 11
P. 103
İSLAMİYET ÖNCESİ ORTA ASYA TÜRK SANATI
Klasik Dönem Osmanlı Külliyeleri
Külliyeler, dinî ve sosyal işlevleriyle İslam devletlerinde üzerinde durulan önemli
yapılardır. Osmanlılar, bu yapılara abidevî ölçülerde yeni işlevlere sahip yapılar ekleyerek
ve tüm yapılar arasında bağlantılar kurarak külliyeleri daha da geliştirmiştir. Klasik Dönem
Osmanlı külliyeleri arasında Fatih Külliyesi, Amasya II. Bayezid Külliyesi, Edirne II. Bayezid
Külliyesi, İstanbul II. Bayezid Külliyesi, Süleymaniye Külliyesi bulunmaktadır. Osmanlılar,
külliye mimarisiyle şehir yaşantısının gelişiminde etkin rol oynamakla birlikte şehrin
dışında ticaret ve haç yolları üzerinde oluşturdukları menzil külliyelerle de yolcuların
barınma, ibadet, güvenlik, ve ticaret ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Klasik Dönem menzil
külliyeler arasında Payas Sokullu Menzil Külliyesi, Gebze Çoban Mustafa Paşa Külliyesi,
Eskişehir Kurşunlu Külliyesi ve Ilgın Lala Mustafa Paşa Külliyesi yer almaktadır.
Fatih Sultan Mehmed’in isteğiyle yapılan Fatih Külliyesi, bünyesinde barındırdığı
abidevî ölçülerde çok sayıda yapıyla kendisinden sonra inşa edilen külliyelere öncülük
etmiştir. Külliye, Fatih Cami etrafında şekillenen 16 medrese, darüşşifa, tabhane, imaret
ve kervansaraydan oluşmaktadır (Görsel 5.31) (Çizim 5.2). Türk mimarisinde o döneme
kadarki en geniş kubbeye sahip yapı olma özelliğine sahip Fatih Camii’nde, Edirne
Üç Şerefeli Camii’nde kullanılan revaklı avlu modeli klasik bir üslup kazanmıştır. Cami,
kubbe genişliğiyle sonraki büyük kubbeli camilere örnek olmuştur. Külliye, caminin
her iki yanında sekizer olmak üzere simetrik olarak şekillenen Akdeniz ve Karadeniz
medreseleriyle Osmanlının ilk üniversitesi olma özelliği taşımaktadır. Hastaları tedavi
eden darüşşifa, yoksulları barındıran tabhane, tüccarların kaldığı kervansaray ve
yoksullar ile öğrencilere yemek veren imaret; caminin güneyine inşa edilmiştir. Sosyal
hizmet amacıyla oluşturulmuş bu kurumlar vakıfların desteğiyle hizmetlerine devam
etmiştir. Ayrıca caminin güney ekseninde Fatih Sultan Mehmed ve eşi Gülbahar
Hatun’a ait mezarların bulunduğu türbeler yer almaktadır.
Görsel 5.31: Fatih Külliyesi, İstanbul Çizim 5.2: Fatih Külliyesi planı çizim
Kanuni Sultan Süleyman’ın isteğiyle Mimar Sinan’ın 1550-1557 yılları arasında tamamladığı
Süleymaniye Külliyesi, Klasik Dönem’in sembolik eserlerindendir. Külliye; Sinan’ın
“kalfalık eserim” olarak tanımladığı Süleymaniye Camii, etrafında yükselen dört medrese
yapısı ile tıp medresesi, türbe, darüşşifa, imaret, tabhane, han, hamam, dârülhadis,
dârülkurra, sıbyan mektebi, mimarın kendi türbesi ve meydan çeşmesinden oluşmaktadır.
Süleymaniye Külliyesi, farklı işlevlere sahip çok sayıdaki yapı topluluğuyla külliye kavramını
karşılayan örneklerin ilk sırasında gelmektedir. Yapı, sahip olduğu çok sayıda medreseyle
İstanbul’daki ikinci büyük üniversite olma özelliğini taşımaktadır.
Külliyenin merkezinde yer alan Süleymaniye Camii’in ortasındaki şadırvanıyla revaklı
avlusu ve caminin iç bölümü üslupsal bütünlük taşımaktadır. Cami, dört kalın paye
üzerine oturtulan ve iki yarım kubbeyle desteklenen merkezî kubbesiyle Ayasofya
kubbesine rakip olmuştur. Mimar Sinan, yarım kubbelerin her iki yanına çeyrek kubbe
ekleyerek daha ferah ve geniş mekân oluşturmuştur. Ayrıca yan sahnların üzerini beşer
101

