Page 106 - TÜRK İSLAM SANATI TARİHİ 11
P. 106

5. ÜNİTE
                                 Mimar Sinan’ın Türk İslam Mimarisine Katkıları
                                 Osmanlı Klasik Dönem baş mimarı olan Mimar Sinan (?-1588) Kayseri’nin Ağırnas
                                 köyünde doğmuştur. Hayatı boyunca çok sayıda eser ortaya koymuştur. Kanuni
                                 Sultan Süleyman, Sultan II. Selim ve Sultan III. Murat dönemlerinde baş mimar olarak
                                 tanınmıştır. Mimar Sinan Osmanlı mimarisini farklı bir anlayışla ele alarak mimari
                                 alanda  zirveye  ulaşmıştır.  Osmanlı  Devleti’nin  çeşitli  yerlerinde  çok  sayıda  eseri
                                 bulunan Mimar Sinan mesleğinde katettiği aşamaları üç büyük eseriyle tanımlamıştır.
                                 Sinan,  1548’de tamamladığı Şehzade Camii’ni “çıraklık  eseri”,  1557’de tamamladığı
                                 Süleymaniye Camii’ni “kalfalık eseri”, 1575’te ibadete açılan Selimiye’yi ise “ustalık eseri”
                                 olarak nitelendirmiştir. Mimar Sinan hakkında en geniş bilgiler Şair Sâi Mustafa Çelebi
                                 tarafından kaleme alınan Tezkiretü’l-Bünyân adlı eserde bulunmaktadır. Mimar Sinan’ın
                                 Türk İslam mimarisine getirdiği yeniliklerden bazıları şunlardır:

                                 »  Ordu  içinde  geçen  gençlik  zamanında  çok  sayıda  sefere  katılmış,  çeşitli  ülkeler
                                   görmüştür.

                                 »  Seferlerde ordunun ihtiyaç duyduğu çok sayıda köprü inşa etmiştir.
                                 » Osmanlı’nın en parlak devrinde, Kanuni Sultan Süleyman zamanında sarayın baş
                                   mimarlığına getirilmiştir.
                                 »  Baş mimar olduktan sonra toplamda 364’ü bulan çok sayıda esere imza atmıştır.

                                 »   Karşılaştığı yeni yapıları büyük bir merakla ve titizlikle inceleyip mimari çözümlemeler
                                   üzerine çalışmıştır.

                                 »  Edindiği  yeni  bilgileri  mimari  çalışmalarında  uygulayarak  Türk-İslam  mimarisinin
                                   gelişimine katkı sağlamıştır.

                                 »  İlk büyük eseri Halep’te yaptığı Hüsreviye Külliyesi, İstanbul’daki ilk eseri Hürrem
                                   Sultan adına yaptığı Haseki Külliyesi’dir.

                                 »  Mimarın kendi üslubunu ortaya koyduğu ilk eser, İstanbul Şehzade Camii’dir. Bu
                                   eserde dört ağır paye üzerine ana kubbe oturtturmuş ve ana kubbeyi dört yarım
                                   kubbeyle destekleyerek merkezî bir plan oluşturmuştur.
                                 »  İkinci büyük eseri olan Üsküdar Mihrimah Sultan Camii’nde enine gelişen mekân
                                   vurgusu, çift son cemaat yeri ve cephe mimarisiyle yeni mimari açılımlar geliştirmiştir.
                                 »  Süleymaniye Camii’nde ilk defa ana kubbeyi iki yarım kubbeyle desteklemiş ve
                                   çeyrek kubbelerle daha geniş alan oluşturma çabasına girmiştir.
                                 » Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii’nde dört paye üzerine oturan ana kubbeyi
                                   yanlara doğru kemerlerle açılan üçer küçük kubbeyle açmış ve geniş bir mekân
                                   oluşturmuştur. Aynı zamanda duvarlardan tüm yükü almış ve burayı pencerelerle
                                   donatarak ferah iç mekân yaratmıştır.
                                 »  Türk mimarisinin ve kendi deneyimlerinin tüm birikimlerini Edirne Selimiye
                                   Camii’nde sergilemiş ve caminin 31. 30 m. çapındaki kubbesi ile Ayasofya’nın kubbe
                                   büyüklüğünü geçmiştir. Yine aynı camide ince yapıdaki minarelere yapılması zor
                                   üçer şerefe yerleştirerek farklı bir yeniliğe imza atmıştır.
                                 » Selimiye Camii’nde ortadaki ideal şadırvan ve güçlü bir duruşa sahip revakla Türk
                                   mimarisindeki en olgun avlu biçimini geliştirmiştir.
                                 » Külliye bünyesinde kazandırdığı çeşitli işlevlere sahip çok sayıda abidevi yapıyla
                                   şehircilik anlayışına yeni bir bakış açısı getirmiştir.





          104
   101   102   103   104   105   106   107   108   109   110   111