Page 164 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 164
11. ÜNİTE
11.1.4. Orta Asya Türk Toplumlarında Kullanılan Çalgılar
Tarih boyunca müzikle iç içe yaşayan Orta Asya Türk toplumlarında kül-
türel etkileşimlerin ve coğrafi koşulların etkisiyle birçok çalgı gelişti rilmişti r.
Farklı tı nılara, özelliklere ve kendilerine özgü icra tekniklerine sahip bu çal-
gılar hem solo hem de toplu müzik icralarında kullanılmıştı r. Yaşanan etki-
leşimlerin bir sonucu olarak tüm Orta Asya Türk toplumlarının müzik kültü-
ründe bu çalgılara yer verilmişti r.
Orta Asya Türk toplumlarında önemli bir yere sahip çalgıların başında
“kopuz” gelmişti r (Görsel 11.8). Türk kültürünün bir parçası olan kopuz, baş-
langıçta ozanların çaldığı bir çalgı olarak bilinirken sonraları halk tarafı ndan
da kullanılarak geniş kitlelere ulaşmıştı r. Oğuzlarda “ozan çalgısı” anlamında
kullanılan kopuz kelimesi, farklı coğrafyalarda farklı çalgıları ifade etmek için
kullanılmıştı r. Günümüz bağlamasının atası sayılan kopuz; dutar, dombıra ve
topşur ile aynı çalgı ailesine mensuptur.
Çalgıların isimlendirilmesinde tel sayısı, Orta Asya Türk toplumlarında
ortak belirleyici özellik olarak görülmüştür. Bu bağlamda Tuva, Hakas ve Al-
tay bölgelerinin eski çalgılarından olan ve “iki telli” anlamında gelen igil,
ıklığ adlı yaylı çalgının isminin kökenini oluşturmuştur. Kopuza yay eklenme-
siyle ortaya çıkan ıklığ, Türklere özgü tüm yaylı çalgıların atası olarak kabul
edilmişti r. Iklığın gövdesi, ardıç ağacı ve kabak kullanılarak oluşturulmuştur.
Orta Asya Türkleri tarafı ndan hâlâ kullanılan ıklığ, Anadolu’ya geldikten son-
ra bazı değişimlere uğrayarak kabak kemane şeklini almıştı r. Bu çalgı, Özbek
ve Uygur bölgelerinde “giccak” ismiyle de bilinmektedir. Görsel 11.8: Kopuz
Orta Asya’da telli çalgılar genellikle tam dörtlü ses aralıklarıyla akortlanıp icra edilmişti r. İcra sırasında iki tel aynı anda
seslendirilerek çok seslilikten faydalanılmıştı r. Metal tellere sahip olmayan çalgılarda mızrap kullanılmayıp parmaklar ile
ses üreti lmişti r. Günümüzde Anadolu başta olmak üzere birçok bölgede bu çalış tekniği hâlen uygulanmaktadır.
Orta Asya Türk toplumlarında nefesli çalgılar yaygın olarak kullanıldığından diğer çalgı türlerine göre daha geniş bir
yere sahip olmuştur. En sık kullanılan Orta Asya Türk çalgılarından biri olan “zurna” Çin’den Balkanlara kadar uzanan geniş
bir coğrafyada kullanılmıştı r. Zurna; Çin’de “souna”, Mısır’da “surme”, Yunanistan’da “surnades”, Güney Asya’da “shenai”
ve “surnai” ismini almıştı r.
Orta Asya’da geniş bir kullanım alanına sahip olan çalgılardan biri de
“dilsiz çoban kavalı”dır (Görsel 11.9). Dilsiz çoban kavalı, Türkmenistan’da
“gargı düydük” olarak isimlendirilmişti r. Kaval ile benzer özellikler taşıyan
bir diğer çalgı ise “sıbızgı” adı ile bilinen beş delikli nefesli bir çalgıdır. Ağızlık
kısmı dişlere dayandırılarak ses üreti len sıbızgı, Kırgızlarda “şoor”, Başkurt
ve Tatarlarda “kuray” şeklinde adlandırılmıştı r.
Orta Asya Türk toplumlarında askerî alanda yaşanan gelişmeler sonucun-
da kurulan tuğ takımlarında çeşitli çalgılar kullanılmıştı r. Tuğ müziğinde kul-
lanılan boru, yırag (surnay, zurna), çenk (zil), tümrük (davul) ve küvrük (köş)
gibi çalgılar daha sonra kurulan Türk devletlerinin askerî müzik toplulukların-
da kullanılan çalgıların temelini oluşturmuştur.
Görsel 11.9: D�ls�z çoban kavalı
ARAŞTIR-PAYLAŞ
Orta Asya Türk toplumlarında kullanılan ve değişime uğrayıp günümüze kadar gelen çalgıları araştı rınız. Araştı r-
dığınız bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.
162 TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ

