Page 181 - TÜRK VE BATI MÜZİĞİ TARİHİ
P. 181

11. ÜNİTE



                 16. yüzyıldan sonra bu çalgı topluluğunun repertuvarına Türk halk müziği ve Türk sanat müziği eserleri de girmişti r. Bun-
            dan dolayı mehter müziği, “mehter çalgıları ile çalınan müzik” olarak tanımlanmıştı r. Mehter repertuvarında askerî müzik,
            dinî müzik, sanat müziği ve halk müziği türlerine yer verilmiş; bu sayede Türk müzik kültürünün yaygınlaşması sağlanmıştı r.
                Osmanlı Dönemi mehter müziğinde kullanılan başlıca müzik biçimleri; peşrev, saz semâisi, ceng-i harbi, türkü, mu-
            rabba, raksiye ve kalender olmuştur. Mehter müziğinde bu biçimlerde bestelenen her eser kullanılmamış, belirli makam
            ve usullerde olanlar tercih edilmişti r.


                       BİLGİ NOTU


                  Mehter kelimesinin kökeniyle ilgili farklı yaklaşımlar vardır. Birinci yaklaşıma göre kelime Farsça "mah-ter" keli-
               mesinden türemişti r ve “yeni ay” ya da “hilal” anlamına gelmektedir. İkinci yaklaşıma göre ise kelime Farsça “yaya”
               anlamına gelen “mahi-ter” kelimesinden türeti lmişti r. Bu iki farklı anlamı içeren mehter kelimesi, Osmanlı İmpara-
               torluğu askerî müzik topluluğuna ve bu toplulukta çalınan müzik türüne verilen isim olmuştur.


                Osmanlı Dönemi’nde Eğlence Müziğinin Gelişimi

                Eğlence müziği, genellikle halkı coşturmak için icra edilen ritmik ve melodik müziklere verilen addır (Görsel 11.27).
            Bu müzikler çoğunlukla düğün, eğlence, kutlama gibi sosyal etkinlikler sırasında kullanılmaktadır. Günümüz Türk müziği
            ve halk müziği repertuvarında da yer alan Osmanlı Dönemi eğlence müzikleri; köçekçe ve tavşancalar, Karagöz müziği ve
            pehlivan havalarıdır.

                Köçekçe ve Tavşancalar: Şarkı, türkü ve sözsüz oyun havalarını
            kapsayan bu müzik türü, sarayda ve saraya yakın hanelerde yapılan
            eğlencelerde dans etmek için icra edilmişti r. Müzik icrasında düm-
            belek (darbuka), davul, zil, maşa, cam bardak, kâse ve fi ncan gibi
            vurmalı çalgılar kullanılmıştı r. Dansçılar; parmak zil, çalpara veya
            çeng  çubuğu  adı  verilen  vurmalı  çalgılarla  müziğe  eşlik  etmişti r.
            Köçekçe ve tavşanca gibi danslarda kullanılan telli çalgılar yüzyıllar
            boyunca değişiklik göstermişti r. Ut ve lavta, en sık kullanılan telli
            çalgılar arasında yer almış, Osmanlı Sarayı’nın kadın eğlencelerinde
            bir dönem sıkça kullanılan çenk ve santur yerini kanuna bırakmıştı r.
                Karagöz Müziği: Osmanlı şehir eğlencelerinin en önemli türle-
            rinden biri olan Karagöz oyununun kendine özgü bir müziği vardır.
            Karagöz müziği, sırasıyla üç bölümden oluşmuştur. Bunlar; semâi,
            gazel ve hayal şarkılarıdır. Türk sanat müziği bölümlerinden oluşan
            semâi bölümünde eserin tamamı okunmamış, bir kısmı icra edil-
            mişti r. Gazel bölümünde bir gazel seslendirilmişti r. Hayal şarkıları
            bölümü ise şarkı, türkü, tavşanca ve köçekçelerden oluşmuştur. Bu
            bölümde Anadolu ve Rumeli türkülerinin yanı sıra farklı dillerdeki
            halk ezgileri de icra edilmişti r.

                Karagöz müziği, Türk müziğinin birden fazla türünü barındırdığı
            için icra sırasında kullanılan çalgılar da çeşitlilik göstermişti r. Oyun-
            larda icra edilecek müzik türüne göre halk müziği ve sanat müziğin-
            de kullanılan tüm çalgılar kullanılmıştı r.             Görsel 11.27: Osmanlıda eğlence müz�ğ�

                Pehlivan Havaları: Bir Rumeli kültürü ögesi olan pehlivan havalarının kökleri çok eskilere dayanmaktadır. Pehlivan
            havaları, yağlı güreş sırasında davul ve zurna ile çalınan ezgilerdir. Bu ezgiler, güreşin ritmine göre hızlanıp yavaşlamış;
            pehlivanların birbirine hamlede bulunduğu anlarda ve ezgilerin sonunda ceng-i harbî çalınmıştı r. Başlıca pehlivan havaları;
            pehlivan peşrevi, dağlı güreş havası, divan havası ve karakucak güreş havasıdır.






                                                                                             TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ  179
   176   177   178   179   180   181   182   183   184   185   186