Page 126 - Türkçeyi Etkili Kullananlar
P. 126

M            ehmet Akif Ersoy
                                                                 MEHMET AKİF ERSOY

                                                                                                 (1873-1960)




                                                       Hayatı ve Eserleri


           İstanbul’da  dünyaya  gelmiştir.  İlköğrenim  yıllarından  sonra  başladığı  Mülkiye  Baytar    Mektebinden
           birincilikle  mezun  olmuş,  Tarım  Bakanlığında  Baytar  Müfettişliği  Muavinliğine  atanmıştır.  Mektep,
           Maarif, Servet-i Fünun gibi dergilerde şiir ve yazılar yazmış; 1908’de Sırat-ı Müstakim dergisinin başyazarı
           olmuştur. 1920’de Millî Mücadele’ye katılmak için Ankara’ya gelerek meclise girmiş, Burdur mebusu
           seçilmiştir. 1920’de millî marş yazılması ile ilgili düzenlenen yarışmaya yakın çevresinin ısrarı ve kazanırsa
           ödülü almamak şartıyla katılmıştır. İstiklâl Marşı 12 Mart 1921’de millî marş olarak kabul edilmiştir.
           Safahat,  Süleymaniye  Kürsüsünde,  Hakkın  Sesleri,  Fatih  Kürsüsünde,  Hatıralar,  Asım  ve  Gölgeler  adlı
           kitapları Safahat adı altında birleştirilmiştir.



                               Türkçeye Katkıları



           •   Yaşadığı dönemin millî ve kültürel hassasiyetlerine bağlı olan Mehmet Akif, bunu Türkçeye
               verdiği önemle, Türkçenin bütün güzelliklerini en ince ayrıntılarıyla düşünerek kullanışı ile
               göstermiştir. Düşüncelerini dil konusunda bilgisini gösteren bir uzman olarak değil, milletin
               duygu ve düşüncelerini kendi benliğinde yaşayarak aktaran, millî bir şaire dönüşen kimliği ile
               ortaya koymuştur.
           •   Mehmet Akif; Osmanlı Türkçesinden Tanzimat ve Servetifünun dönemlerinde kullanılan
               Türkçeye, İstanbul Türkçesinden halk arasında konuşulan Türkçeye kadar  zengin bir dil birikimine
               sahip olmuştur. Bunun yanı sıra Arapça, Farsça, Fransızca gibi Doğu ve Batı dillerini öğrenmiştir.
               Bu birikimleri dolayısıyla dili tek bir kalıp şeklinde vermek yerine çeşitlendirebilmiştir. Türkçeyi
               aruz ölçüsünün kalıplarına başarılı bir şekilde yerleştirmiştir.

           •   Toplum hayatında ortaya çıkan değişimlerde kalıcılığı artırabilmek için milletin diline kulak
               veren Mehmet Akif, yaşayan Türkçeye eğilmiş; düşüncelerini konuşulan dil ile sade, akıcı bir
               şekilde vermiştir. Yöresel söyleyişleri, deyim ve atasözlerini, söz sanatlarını başarıyla eserlerinde
               yansıtmıştır.
           •   Türkçenin kendine özgü bir söyleyiş özelliğine sahip olduğunu ifade eden Mehmet Akif;
               manzumelerinde halkın doğal söyleyiş tarzını, halk deyim ve kelimelerini kullanarak yaşayan
               Türkçenin başarılı örneklerini sunmuştur. Manzum hikâyelerinde kelimeleri bir araya getirişindeki
               ahenkle dilin imkânlarının farklı şekillerde ve bir arada kullanılabileceğini göstermiştir. Düzyazı
               dilini nazma başarıyla uygulayabilmiş, nazmı da nesre yaklaştırmıştır.

           •   Mehmet Akif, eserlerinde o güne kadar henüz yazı diline girmemiş olan kelime ve ifadeleri
               kullanmıştır; bunu bazen tasvirlerle, bazen de karşılıklı konuşma tarzı içine ustalıkla yerleştirerek
               gerçekleştirmiştir.

           •   Mehmet Akif; iyi bir edebiyatçı, millî mücadeleye maddi ve manevi destek veren vatan sevdalısı,
               başarılı bir hatip olarak İstiklâl Marşı ’nda edebî dil ile doğal Türkçeyi bir araya getirerek eşsiz bir
               eser ortaya koymuştur.



      124                                   Türkçeyi Etkili Kullananlar
   121   122   123   124   125   126   127   128   129   130   131