Page 84 - Türk Dili ve Edebiyatı Zenginleştirilmiş Öğretim Etkinlikleri 10
P. 84
ORTAÖĞRETİM KADEMESİNDE FARKLILAŞTIRILMIŞ ÖĞRETİM UYGULAMALARI ~ ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
10. SINIF
EK 1: OĞUZ KAĞAN DESTANI’NIN INCELENMESI
Destanın kahramanı Oğuz Kağan olağanüstü özelliklerle şöyle anlatılır:
Yine günlerden bir gün Ay Kağan’ın gözü parladı. Doğum ağrıları başladı ve bir erkek çocuk doğurdu. Bu çocuğun yüzü
gök; ağzı ateş (gibi) kızıl; gözleri elâ, saçları ve kaşları kara idi. Perilerden daha güzeldi. Bu çocuk anasının göğsünden ilk
sütü emdi ve bir daha emmedi. Çiğ et, çorba (...) istedi. Dile gelmeye başladı; kırk gün sonra büyüdü, yürüdü ve oynadı.
Ayakları öküz ayağı gibi; beli kurt beli gibi; omuzları samur omzu gibi; göğsü ayı göğsü gibi idi. Vücudu tamamen tüylü idi.
At sürüleri güder, ata biner ve av avlardı. Günlerden ve gecelerden sonra yiğit oldu.
Destanda Oğuz Kağan’ın başka boylarla yaptığı mücadeleler şöyle anlatılmaktadır:
Ben Türk-Uygurlar’ın kağanıyım ve yeryüzünün dört köşesinin kağanı olsam gerektir. Sizden itaat dilerim. Kim benim emir-
lerime baş eğerse, hediyelerini kabul ederek, onu dost edinirim. Kim baş eğmezse, gazaba gelirim; düşman sayarak, ona
karşı asker çıkarır ve derhal baskın yapıp onu astırır ve yok ettiririm. Yine o zamanlarda sağ yanda Altun Kağan adında bir
kağan vardı. Bu Altun Kağan, Oğuz Kağan’a elçi gönderdi. Pek çok altın, gümüş takdim etti ve yakut taşlar alıp, pek çok
cevâhir yollayarak, bunları Oğuz Kağan’a saygı ile sundu. Ona itaat etti, iyi hediyelerle dostluk temin etti ve onunla dost
oldu. Sol yanında Urum adında bir kağan vardı. Bu kağanın askeri ve şehirleri pek çoktu. Bu Urum Kağan, Oğuz Kağan’ın
emrini dinlemezdi. Onun arkasından gitmezdi. Ben onun sözünü tutmam diyerek emrine bakmadı. Oğuz Kağan gazaba
gelerek onun üzerine yürümek istedi, bayrağını açarak askeriyle ona karşı yürüdü.
Destanda Türk mitolojisine ait motifler ve unsurlar yer alır. Türk destanlarının pek çoğunda ortak olarak kullanılan
bazı motiflerden birkaçı şunlardır:
Kırk gün sonra Buz Dağ adında bir dağın eteğine geldi. Çadırını kurdurdu ve sessizce uyudu. Tan ağarınca Oğuz Kağan’ın
çadırına güneş gibi bir ışık girdi. O ışıktan gök tüylü ve gök yeleli büyük bir erkek kurt çıktı. Bu kurt Oğuz Kağan’a hitap
etti ve: Ey Oğuz, sen Urum üzerine yürümek istiyorsun; ey Oğuz, ben senin önünde yürümek istiyorum dedi. Ondan sonra
Oğuz Kağan çadırını dürdürdü ve gitti. Gördü ki askerin önünde gök tüylü ve gök yeleli büyük bir erkek kurt yürümektedir
ve kurdun ardı sıra ordu gelmektedir. Gök tüylü ve gök yeleli bu büyük erkek kurt birkaç gün sonra durdu. Oğuz Kağan da
askeri ile durdu.
Destanda bazı zaman ve mekân unsurları:
O çağda, orada büyük bir orman vardı; birçok dereler ve ırmaklar vardı. Buraya gelen avlar ve burada uçan kuşlar çoktu.
Bu ormanın içinde büyük bir gergedan vardı. Yine günlerden bir gün Oğuz Kağan bir yerde Tanrıya yalvarmakta idi. Karan-
lık bastı. Gökten bir gök ışık indi. Güneşten ve aydan daha parlaktı. Oğuz Kağan oraya yürüdü ve gördü ki: O ışığın içinde
bir kız var, yalnız oturuyor. Çok güzel bir kızdı. Cenupta Barkan denilen bir yer vardır, çok zengin bir yurttur ve çok sıcak
bir yerdir. Burada çok av ve çok kuş vardır. Altını, gümüşü ve cevâhiri çoktur.
Destanda Türk sözlü edebiyatına özgü bazı motifler:
Oğuz Kağan’ın yanında ak sakallı, kır saçlı, uzun tecrübeli bir ihtiyar vardı. O, anlayışlı ve asil bir adamdı. Oğuz Kağan’ın
nâzırı idi. Adı Uluğ Türük idi. Günlerden bir gün uykuda bir altın yay ve üç gümüş ok gördü. (...) Uykudan uyanınca düşte
gördüğünü Oğuz Kağan’a anlattı ve dedi ki: Ey kağanım, senin ömrün hoş olsun; ey kağanım, senin hayatın hoş olsun.
Gök Tanrı düşümde verdiğini hakikate çıkarsın. Tanrı bütün dünyayı senin uğruna bağışlasın! Oğuz Kağan Uluğ Türük’ün
sözünü beğendi; onun öğüdünü dinledi ve öğüdüne göre yaptı. Ondan sonra Oğuz Kağan büyük kurultay topladı. Maiyetini
ve halkını çağırttı. Onlar geldiler ve müşâvere ettiler. Oğuz Kağan büyük ordugâh... sağ yanına kırk kulaç direk diktirdi;
üstüne bir altın tavuk koydu; altına bir ak koyun bağladı. Sol yanına kırk kulaç direk diktirdi. Üstüne bir gümüş tavuk koydu;
dibine bir kara koyun bağladı. Sağ yanda Bozoklar oturdu; sol yanda Üç Oklar oturdu. Kırk gün, kırk gece yediler, içtiler
ve sevindiler.
(OGM Materyal’den alınmıştır.)
86 ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ

